5. Hukuk Dairesi 2009/21072 E. , 2010/5211 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davası ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asli davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair veri…
**5. Hukuk Dairesi 2009/21072 E. , 2010/5211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davası ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asli davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, birleştirilen dava ise kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece kamulaştırma bedelinin tesbiti ve tescili davasının kabulüne, kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat davasının ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalara konu taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi, sokakta kalan ve kamulaştırmasız el atılarak yol haline getirilen bölümler yönünden ilçe belediyesinin sorumlu olması nedeniyle kabul kararı verilmemesi de doğrudur. Ancak; Tapu malikinin yargılama aşamasında öldüğü ve mirasçılarının davada vekil vasıtasıyla temsil edilmesine rağmen karar başlığında isimlerinin yazılmaması ve ölü şahıs adına hüküm kurulması, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1-Gerekçeli kararın davalı sütunundaki (...) adının sonuna mirasçıları kelimesi eklenerek 1-... ..., 2-... ... (...), 3-... ... 4-... ...) adlarının yazılmasına, 2-Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. fıkrasındaki (davacıya), 2. bendin 1. fıkrasındaki (davacıya), 2. fıkrasındaki (davacının), 5. fıkrasındaki (davacıya), (davacının) ve (davacı ...) 6. fıkrasındaki (davacı) ve (davacıya), 7. fıkrasındaki (davacıdan), 8. fıkrasındaki (davacıya) kelimelerinin çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla, (davalılara), (davacılara), (davacılara), (davacıların), (davacılara), (davacılar), (davacılara), (davacılardan), (davacılara) kelimelerinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine, 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.