İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/01/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/446 Esas 2025/772 Karar sayılı ilamına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalının ... numaralı kooperatif üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2456 KARAR NO: 2026/53 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2024/446Esas - 2025/772Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/01/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/446 Esas 2025/772 Karar sayılı ilamına karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalının ... numaralı kooperatif üyesi olduğunu, aidat ödeme yükümlülüğünün devam ettiğini, 01.03.2024 tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam tutarın 468.000 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise 37.275,00 TL olduğunu ve bakiye 330.725 TL borcu bulunduğunu, kooperatifin inşaatlarının halen devam ettiğini, kooperatifçe 140 m2 ve 170 m2 büyüklüğündeki daireler için ayrı ayrı aidat belirlendiğini, fakat kooperatifçe 140 m2 daire yapılmadığını ve dairelerin tamamının 170 m2 olduğunu, davacı kooperatifin 28.06.2014 tarihli genel kurulunun 8. gündem maddesinde borcunu ödemeyen üyeler için aylık %5 aidat kararı alındığını, 2010-2014 yılları arasında ise faiz kararı olmadığını, bu bakımdan yasal faiz uygulandığını, 28.06.2014 tarihinden sonraki aidatlara TBK Md. 120 gereği yıllık %18 oranında faiz işletildiğini belirterek 330.725-TL anapara ve 81.015,05 TL faiz toplamı olan 411.740,05 TL’nin tahsiline, anapara borcu üzerinden %5’i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Somut olayda; davacı kooperatifin 2010 tarihli kura çekilişinden anlaşıldığı üzere kooperatif üyesidir. 2014 yılında daire tapusunu almıştır. Davalının genel kurul toplantılarına katılmadığı görülmüştür. Davalının üyeliğinin sona erdiği ve kooperatifin kendisini aidat vs borçlardan ibra ettiğini beyan etse de söz konusu ibra geçersiz sayılmıştır. Nitekim diğer üyelerin haklarını tam olarak almadan bir kısım üyeler ile kooperatifin yaptığı ibra sözleşmesi geçersizdir. Yapılan genel kurul toplantılarında alınan aidat ödenmesine ilişkin kararların iptal edildiğine veya yok hükmünde olduğuna dair itiraz olmadığı gibi bu hususta dosya kapsamında bir delilin de bulunmadığı, bu nedenle alınan genel kurul kararının tüm üyeleri bağlayacağı, davalının aidat ödeyen normal statülü ortak olması, üyelikten kaynaklı almış olduğu taşınmazı davacıya devretmemiş olması, halen kooperatif üyesi olması nedeni ile inşaatların devam ettiği sürece aidat ödeme borcunun devam etmesi hep birlikte değerlendirilerek davalının, davacı kooperatife bilirkişi raporu ile tespit edilen miktar gereğince borçlu olduğu görülmüş, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken aidat borcunun 330.725,00-TL anapara ve 80.262,00-TL işlemiş faiz olduğu tespit edildiğinden davacının tam ıslah dilekçesindeki talebi gözetilerek davanın kabulüne dair..." gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, 330.725,00-TL birikmiş aidatın %5'i geçmemek üzere kanuni faizin iki katı üzerinden işleyecek faizin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -Ayrıca 80.262,00-TL işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Üyeliğin sona erdiğine ilişkin belgelerin hukuki bağlayıcılığı, 2015 tarihli yönetim kurulu kararı, noter onaylı "borcu yoktur" yazısı ve taşınmaz satış sözleşmesi, hukuken bağlayıcı resmi deliller olduğunu, mahkemenin bu belgeleri tamamen göz ardı etmesi, hukukun temel prensipleri ve kamu düzeniyle çelişmekte, üyelikten kaynaklanan borçların varlığını hukuken geçersiz kıldığını, 2023 tarihli eşitleme kararının geçmişe uygulanamazlığı, 10.06.2023 tarihli genel kurul kararı, üyeliğim sona erdikten 8 yıl sonra alındığını ve geçmişe uygulanamayacağını, mahkemenin bu kararı geçmişe uygulaması, TBK m. 7 ve TMK m. 2 ile belirlenen açık hukuki ilketere bariz aykırılık teşkil ettiğini, bilirkişi raporunun eksiklikleri ve güvenilmezliği , bilirkişi raporu, üyeliğin sona erdiğini dikkate almadığını, 2015 sonrası dönemler için borç ve faiz hesapladığını, bu durum raporun hukuki güvenilirliğini tamamen ortadan kaldırmakta ve mahkemenin ciddi bir hukuki hata yapmasına yol açtığını, yeni, tarafsız ve kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm tesis edilemeyeceğini, mahkeme gerekçesinin yetersizliği kararda, üyeliğin sona erdiğine dair belgelerin geçerliliği, eşitleme kararının geçmişe uygulanamayacağı, üyelik sonrası döneme aidat borcu uygulanmasının hukuki dayanağı, resmi belgelerin neden dikkate alınmadığı, hiçbir şekilde tartışılmadığını, bu eksiklik, HMK m. 297 uyarınca kararın derhal ortadan kaldırılmasını gerektiren ciddi bir hukuki hata olduğunu, Yargıtay içtihatlarının yanlış yorumlanması ve Yargıtay kararları, üyeliği sona ermiş kişilerin aidat borcundan sorumlu tutulamayacağını açıkça belirttiğini, mahkemenin aksine hüküm tesis etmesi, içtihatlarla doğrudan çelişmekte ve hukuk güvenliğini ciddi biçimde zedelediğini, yanlış karar, sadece taraflar arasında değil, aynı zamanda kooperatif üyelerinin hak ve borç ilişkilerini etkileyen emsal niteliğinde ağır bir hukuki hata olduğunu, bu nedenle istinaf incelemesi, kamu düzeni ve hukuk istikrar gözetilerek titizlikle yapılması gerektiğini, açıklanan sebeplerle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/772 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına,2015 yılında noter onaylı belgelerle üyeliğin sona erdiğinin ve borcun bulunmadığının hukuken kabulüne, davanın esastan reddine, hatalı bilirkişi raporu nedeniyle yeni ve tarafsız bir bilirkişi incelemesi yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, mahkemece göz ardı edilen resmi belgelerin ve hukuki delillerin dikkate alınmasına, karar verilmesini acilen talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Açılan huzurdaki davada davalının kooperatifin üyesi olduğu 01.03.2024 tarihi itibariyle ödemesi gereken toplam tutarın 468.000,00 TL; davalı tarafça yapılan ödemenin ise 137.500,00 TL olduğunu anapara borcu üzerinden %5’i geçmemek üzere 01.03.2024 tarihinden itibaren kanuni faizin iki katı üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini mahkemeden talep ettiğini, bilirkişilerce davacının 330.725,00 TL anapara 80.262,85 TL faiz borcu olduğu hesaplanmış rapor davalı tarafa tebliğ edildiğini ve rapora itiraz edilmediğini, bu nedenle yapılan hesaplama usulü müktesep hak kazandırdığını, davalı yan cevap vermediğini ve delillerini sunmadığını, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü vakıların hiçbirini tahkikat aşamasında ileri sürmediğini, arz ve izah edilen sebepler ile davalının istinaf başvurusunun reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde davalının kooperatifin üyesi olduğunu davacı kooperatifin davalı üyeden 07.11.2009 -10.06.2023 Tarihli genel Kurul kararlarında alınan kararlar uyarınca 330.725,00 TL aidat 80.262,00 TL faiz alacağı olduğunu beyan ederek eldeki davayı açtığı görülmüştür. Davalı davacı kooperatifin kendisini ibra ettiğini, davacı kooperatifi olan tüm borçlarını ödediğini taşınmazın kendi adına tescil edildiğini edildiğini belirterek davacının kendisinden aidat alacağını talep edemeyeceğini ileri sürmüştür. Davacı davalının 137.275,00 TL ödeme yaptığını kabul etmiştir. Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar) Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir. Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar) Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.( Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar) Davacı inşaatların devamı amacıyla aidat talep etmiş olup yukarıda değinilen Yargıtay kararları doğrultusunda talep edilen alacak için üyelik devam ettiği müddetçe zaman aşımı işlemeyecektir. Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D 2023/4418 Esas 2024/375 Karar; Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar ) Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme, teslim sırasında ödeme, maliyet hesabı,ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ödemelerin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan kararlar doğrultusunda talep ettiği ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişiden ara ödeme, teslim sırasında ödeme, maliyet hesabı, ödemiş olduğu tutar ile eşitlenecek tutar arasındaki fark, kesin maliyet alacağı talep edip edemeyeceği hususlarının değerlendirilmesinin uyuşmazlığın açığa kavuşturulması açısından zorunluluk arz etmekte olup davalının üyeliğinin devam edip etmediği belirlenmeden davacı kooperatif tarafından 03.06.2014 tarihinde taşınmazın davalıya devir edildiği görülmekle bu tarih öncesi davalıyı ibra edip etmediği belirlenmeden ibranın olduğunun anlaşılması halinde davacının bu tarih öncesinde aidatları aldığının kabulü ile bu tarihten sonra aidat borcu hesaplaması yaptırılarak ve davalının rapora itirazların karşılar surette bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar) Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak HMK'nın 355. Maddesi uyarınca istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda istinaf eden davalının istinaf sebepleri yukarıda belirtilen yönlerden yerinde görüldüğünden HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince istinafa konu edilen yerel mahkeme kararın kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE , 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. Gereğince, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/446 Esas 2025/772 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 12/01/2026