7. Hukuk Dairesi 2012/1468 E. , 2012/8005 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 97, 98, 99, 100 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazlara ilişkin tutanak asılları As…
**7. Hukuk Dairesi 2012/1468 E. , 2012/8005 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 97, 98, 99, 100 ve 101 parsel sayılı taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Dava konusu taşınmazlara ilişkin tutanak asılları Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilgili dava dosyasına gönderilmiş, tespitten önce dava konusu taşınmazlarla ilgili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava Kadastro Mahkemesine aktarılmamıştır. Davacılar ... ve ... tutanak asıllarının içinde bulunduğu aktarılması gereken Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait dosyanın zayi olması sebebiyle bulunamadığını öne sürerek mahkeme dosyası ve tutanakların zayi olduğunun kabulü ile kayıp ilanı kararı verilmesi, Kadastro İl Müdürlüğünden tekrar tutanak tanziminin istenilmesi, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'na göre yeniden tespit ve ilanların yapılması ve itiraz halinde yapılacak yargılama sonucunda dava konusu taşınmazların eşit hisse ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlar, mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davacı taleplerinden hiçbirinin Kadastro Mahkemesinin görevine girmediği, aktarılması gereken Asliye Hukuk Mahkemesine ait dosyanın esasen Kadastro Mahkemesine hiç gelmediği gerekçe gösterilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 26 ıncı maddesi hükmünde bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27 nci maddesi hükmünde de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının resen Kadastro Mahkemesine devrolunacağı açıklanmış, Kadastro Hakiminin devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptıracağı, ilan süresi bitmeden duruşmaya başlanamayacağı, henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunacağı belirtilmiştir. Bu olguların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle istek olmasa bile mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Toplanan delillerden kadastro tespitinin yapıldığı tarihte, davaya konu taşınmazların Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/186 esas nolu dosyasında davalı olması sebebiyle malik ve yüzölçüm haneleri açık bırakılarak tespitlerinin yapıldığı, tutanak asıllarının Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği ancak aktarılması gereken bu dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarılmadan kaybolduğu ve dosyanın bulunamadığı, tutanak asılların bu dosya içinde bulunduğu, suretlerinin ise Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazlar davalı olmaları gerekçesiyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Hal böyle olunca somut olayda aynı yasanın 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin Kadastro Mahkemesince belirlenmesi zorunludur. O halde; kadastro tutanaklarının kaybolduğu belirlendiğine göre mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanakları Kadastro Müdürlüğüne ihya ettirilmeli, ilanlar yeniden usulüne uygun biçimde yaptırılmalı, itiraz edenlere ve aktarılması gereken Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1970/186 Esas, 1978/87 Karar nolu dosyasında taraf olan ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ile Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/165 Esas, 1998/131 Karar nolu dosyasında taraf olan Hazine ve ...'ne dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğe çıkartılmalı, bu yolla husumet yaygınlaştırılarak davada taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenler duruşma oturumuna geldiğinde davaya karşı diyecekleri, delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilip gerçek malik saptanmalıdır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde hükmü temyiz eden davacılara iadesine, 15.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.