1. Hukuk Dairesi 2009/12401 E. , 2009/13760 K. "" MAHKEMESİ : GELİBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 606 parsel sayılı taşınmaza davalı ve dahili davalıların ekip biçmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı İsmail, davanın reddini savunmuştur. Dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı İ..yönünden davanın pasif husumet…
**1. Hukuk Dairesi 2009/12401 E. , 2009/13760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GELİBOLU ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 606 parsel sayılı taşınmaza davalı ve dahili davalıların ekip biçmek suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı İsmail, davanın reddini savunmuştur. Dahili davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı İ..yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddine, dahili davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, dahili davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Çekişme konusu taşınmazın kayden davacıya ait olduğu ve davaya dahil edilen R.. ve A..'nin taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakları bulunmadığı halde taşınmazı kullandıkları, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile sabittir. Bilindiği üzere, haksız eylem niteliği taşıyan elatmanın önlenmesi davalarında, taşınmaz kimin tasarrufunda ise husumet ona yöneltilmek suretiyle açılması gerekir. Somut olayda, husumet kendine tevcih edilen İ.G..'in taşınmaza bir elatma olgusu bulunmadığı, ancak dava dışı R. ve A..'nin elattıkları keşfen saptanmış ve bunun üzerine taşınmazı kullandıkları gerekçesiyle anılan kişiler dahili dava yoluyla davaya dahil edilmişlerdir. Hemen belirtilmelidir ki, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesine yasal olanak bulunmadığı gibi, kendisinin lehinde veya aleyhinde bir hüküm kurulması da mümkün değildir. Öyleyse, usulü dairesinde hakkında dava açılmayan R. M..ve A. M.. hakkındaki davanın kabul edilmesi doğru değildir. Dahili davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.