Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10900 E. , 2024/2603 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10900 Karar No : 2024/2603 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. … 2- (DAVACI) … Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının …
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/10900 E. , 2024/2603 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/10900 Karar No : 2024/2603 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı … VEKİLİ : Av. … 2- (DAVACI) … Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İngiltere'de mukim grup şirketi ... şirketinden aralarında imzalanan "Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamında alınan hizmetler karşılığı yapılan ödemelerin gayri maddi hak kullanım bedeli olmadığından tevkifata tabi tutulmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla 2022 yılının Mayıs dönemi için verilen kurum (stopaj) vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmeye istinaden sunulan hizmetlerin bir kısmının gayri maddi hakkın kullandırılması bir kısmının ise teknik destek verilmesi kapsamında olduğu, davalı idarece, bu hizmetler arasında ayrım gözetilmeksizin davacı şirket tarafından dar mükellef kurumdan alınan hizmet karşılığı yapılan ödemelerin tamamının vergi kesintisine tabi olduğundan bahisle tahakkuk ettirilen kurum (stopaj) vergisinin ihtirazi kayda konu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının, uyuşmazlık konusu vergiyi 2022 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisi iade alacağından mahsuben ödediği, nakden ödenen ve 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca iadesi gereken fazla ve yersiz tahsil edilmiş haksız bir verginin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu verginin nakden iadesine karar verilmesi durumunda, vergi kanunları uyarınca iadesi gereken ve bu kapsamda davacı tarafından mahsuben iadesi istenilen katma değer vergisinin, nakden iade için öngörülen koşullar ve aranan belgeler göz ardı edilerek iade edilmesi sonucunu doğuracağı, davacı tarafından, vergi kanunları uyarınca nakden iade talebinde bulunulmadan ve nakden iade talebiyle ilgili idarece işlem tesis edilerek bir ihtilaf yaratılmadan, mahsuben iadesi istenilen verginin, iade talebinden farklı bir hususta yaşanan ihtilaf hakkında verilen tahakkuk işleminin iptali kararına bağlı olarak nakden iadesine karar verilemeyeceği, işbu davada verilen iptal kararı uyarınca, davacının mahsuben iadesini talep ettiği 2022 yılının Mart dönemine ait katma değer vergisi iade alacağının, iptal edilen tutarda artacağı gerekçesiyle tahakkuk işlemi iptal edilmiş, tahakkuk eden verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden dava incelenmeksizin reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmeye istinaden sunulan hizmetlerin söz konusu şirketin bilgi ve birikiminin davacı şirkete aktarımı niteliğinde olduğu ve gayrimaddi hak bedelleri kapsamına girdiği, Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edilerek dar mükellef kurumun gayrimekul sermaye iradı niteliğindeki gelirlerinin hizmeti alan davacı tarafından stopaj kesintisi yapılarak ödenmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu verginin katma değer vergisi iade alacağından mahsuben ödenmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edildiği sabit olan verginin tecil faiziyle birlikte iadesine engel teşkil etmeyeceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın kabule ilişkin hüküm fıkrasının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ederek mahsuben ödenen ve mahsup tarihi itibarıyla hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla tespit edilen vergi dolayısıyla idarenin tasarrufunda haksız yere kalan ve davacının tasarrufundan mahrum kaldığı paranın iadesinde faize hükmedilmesi gerektiğinden, tahakkuk eden verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, İngiltere'de mukim grup şirketi ... arasında imzalanan "Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamında bu şirketten alınan hizmetler karşılığı yapılan ödemelerin gayri maddi hak kullanım bedeli olmadığından tevkifata tabi tutulmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla 2022 yılının Mayıs dönemi için kurum (stopaj) vergisi beyannamesi verilmiştir. Sözü edilen beyannameye istinaden tahakkuk eden kurum (stopaj) vergisi, 2022 yılının Mart dönemine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacağından mahsuben ödenmiştir. Davacı şirket tarafından, İngiltere'de mukim grup şirketi ... arasında imzalanan "Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamında bu şirketten alınan hizmetler karşılığı yapılan ödemelerin gayri maddi hak kullanım bedeli olmadığından tevkifata tabi tutulmaması gerektiği ihtirazi kaydıyla 2022 yılının Mayıs dönemi için verilen kurum (stopaj) vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden verginin ihtirazi kayda konu kısmının kaldırılması istemiyle açılan bu davada, katma değer vergisi iade alacağından mahsuben ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi de talep edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 125. maddesinin birinci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin, 15/06/2012 tarih ve 28324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 4. fıkrasında, fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükme bağlanmış, sözü edilen Kanun'a, 6322 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ve 15/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren geçici 29. maddesinde de Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrasının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin iadesinde uygulanacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu tahakkuk işleminin iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, iadesi gereken bir miktar paranın, idarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır. İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ederek mahsuben ödenen ve mahsup tarihi itibarıyla hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla tespit edilen vergi dolayısıyla idarenin tasarrufunda haksız yere kalan ve davacının tasarrufundan mahrum kaldığı paranın iadesinde faize hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacağının davacıya ödenmesi gereken tarih tespit edilerek iadeye hak kazanıldığı tarih itibarıyla davacının mahsuben ödeme yapmak suretiyle mahrum kaldığı ve iadesine karar verilen tutar üzerinden hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen Vergi Mahkemesi kararına davacı tarafından yöneltilen istinaf isteminin reddine dair hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının tahakkuk işleminin iptaline ilişkin hüküm fıkrası ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın, tahakkuk eden verginin tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.