6. Hukuk Dairesi 2010/7337 E. , 2010/11956 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava altı adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılard…
**6. Hukuk Dairesi 2010/7337 E. , 2010/11956 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava altı adet taşınmaz ortaklığının giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Asıl olan kısa karardaki hüküm olup sonradan yazılan gerekçeli kararın buna uygun olması zorunludur. 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, tefhim edilen kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiği öngörülmüştür. Kısa kararda hükmedilmeyen bir hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olmasının çelişki teşkil etmediğini söylemek olanaklı değildir. İçtihadı Birleştirme Kararında; çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir. Olayımızda; hükmün tefhim edildiği 13.10.2009 tarihli kısa kararda, davaya konu 465 No’lu parsele yönelik herhangi bir hüküm yer almazken, buna uygun yazılması gereken gerekçeli kararda, 465 No’lu parselin de satışına karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. Asıl olan kısa karar olup buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli karar hukuki bir değer taşımamaktadır. Bu nedenle mahkemece bozmadan önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle vicdani kanaatine göre karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 2.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.