7. Hukuk Dairesi 2013/22105 E. , 2013/14923 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemi
**7. Hukuk Dairesi 2013/22105 E. , 2013/14923 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının asıl işvereninin ... ... Ltd.Şti. olduğunu davanın husumetten reddini, davacının belirli süreli hizmet akdiyle çalıştığından iş güvencesinden yararlanamayacağını, davacının iş sözleşmesinin müfettiş raporu doğrultusunda haklı ve geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının 17/08/2000-23/02/2012 tarihleri arasında ... Huzurevi'nde taşeron şirket elemanı olarak çalıştığı, hakkında 2011 yılı içerisinde müfettiş tarafından soruşturma yapıldığı, müfettiş raporunda davacının iş akdinin 4857 sayılı Yasa'nın 25/II-e maddesi gereğince feshinin gerektiğinin belirtildiği, huzurevi müdürü tarafından iş akdinin sona erdirildiği, 4857 sayılı Yasa'nın 26.maddesine göre fesih süresinin iki taraftan birinin davranışını diğer tarafın öğrendiği günden itibaren 6 iş günü olduğu, davalı işverenin feshe dayanak oluşturan müfettiş raporundan 14/02/2012 tarihinde haberdar olduğu, iş akdinin işe 23/02/2012 tarihinde feshedildiği, yasal sürenin geçtiği aksi kabul edilse bile, dosyada dinlenen tanıklar dikkate alındığında davacının işyerinde çalışanlar arasında arkadaşlık olduğuna ilişkin dedikodu yaptığına dair delil olmadığı, davalı tanıklarının beyanlarının dedikodunun mağduru olduğu ifade edilen kişinin aktarımına dayalı olduğu, davacıya isnat edilen eylemin sabit olmadığı, feshin geçersiz olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Yasa'nın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. Dosya içeriğine göre davacının işyeri huzur ve güvenliğini sarsacak şekilde mesai arkadaşları ... arabası kaza nedeniyle serviste olduğu sürede iş arkadaşlarından ... ... ...'dan kendisini işe getirip götürmesi konusundaki ricası üzerine işyerine ... ...'in arabasıyla gelip gitmeleri nedeniyle haklarında duygusal ilişki yaşadıkları hususunda dedikodu çıkartmak suretiyle feshe gerekçe kabul edilen pozisyonu oluşturduğu, davacının soruşturma raporunda yer alan bizzat kendi beyanıyla "... ... ... çay parası ödemediğim iddiasında bulunarak beni ve eşimi Müdüre şikayet etmiş Müdür bizi çağırdığında bende Müdür beye söyledim bunların arasında ilişki var diye" ve yine eşinin beyanı ile de "... kaza yapınca ...'yi sabahları ... ... getiriyordu. Bütün personel de konuşuyordu. Sıkı fıkıydılar. ... ... ile ailecek tanışırız yuvası yıkılmasın diye idareye bildirdim. Onlar da bize gıcık kaptılar" şeklinde ifade ettiği kendi beyanları ve kısmi ikrarları olayla ilgili soruşturma sonucunda düzenlenen müfettiş raporu ve kapsamı bu dosyadaki delillerle de olayın bu şekilde doğrulandığı açıkça anlaşılmış olmasına göre davacıya atfedilen hususun sübuta ermediğinden bahisle yazılı şekilde davanın kabulü ile işe iade yönünde karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasası'nın 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile kalan 3,15 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri olan 170,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 18.09.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.