Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/447 E. , 2024/2071 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/447 Karar No : 2024/2071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühen…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/447 E. , 2024/2071 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/447 Karar No : 2024/2071 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi ... Anabilim Dalı'nda Yardımcı Doçent olarak görev yapan davacı tarafından, memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 13.07.2016 tarihi itibarıyla yıllık izninin başladığı ve yıllık iznini ABD'de geçireceğini bildirmiş olması nedeniyle başlangıçta bir mazereti olmakla birlikte, Başbakanlığın yıllık izinlerin kaldırılmasına ilişkin 2016/16 sayılı Genelgesi üzerine kamu çalışanlarının en kısa sürede göreve dönmelerinin gerektiği ve bu Genelgeye ilişkin davacıya e-posta gönderilerek bilgilendirme yapıldığı, bu bildirime rağmen davacının görevine başlamadığı ve görevine başlamaması ile ilgili olarak uçak bileti bulamamak, hastalık vb. herhangi bir mazerette sunmadığı görüldüğünden; yıllık izinler iptal edilmiş olmasına rağmen Türkiye'ye dönüp göreve başlayamamasına ilişkin olarak herhangi bir geçerli mazeret sunmayan davacının, kurumunca kabul edilebilir mazereti olmaksızın 10 gün süreyle görevini terk ettiğinden bahisle memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararında; kanun hükmü Anayasa Mahkemesince iptal edilerek hukuki dayanağını kaybetmiş olsa bile Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nde 10 gün kesintisiz ve mazeretsiz göreve gelmeme fiilinin karşılığı olarak görevinden çekilmiş sayılma disiplin cezasının öngörüldüğü halde bu düzenlemenin yapılan değişiklikle Yönetmelikten çıkarıldığı, bunun yanında 2547 ve 2914 sayılı Kanunlara tabi üniversite öğretim elemanlarının görevleri ile 657 sayılı Kanuna tabi memurların yürüttükleri kamu hizmetinin farklı nitelik arz ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, salt genel Kanun niteliğinde olması nedeniyle 657 sayılı Devle Memurları Kanunu'nun 94. maddesinin üniversite öğretim elemanları hakkında uygulanamayacağı sonuç ve kanaatine varılarak istinafa konu İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Dairemizin 28.06.2022 tarih ve E:2018/3586,K:2022/4486 sayılı kararında; Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı iptal kararının 07.01.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği görülmekle birlikte, 2547 sayılı Kanun'da 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişiklik yapıldığı, öğretim elemanlarının disiplin hükümlerinin 2547 sayılı Kanun'da düzenlendiği, dolayısıyla 07.01.2016 tarihi ile 09.12.2016 tarihi arasında, özel kanun olan 2547 sayılı Yasa'da yer almayan disipline ilişkin konularda, genel kanun niteliğinde bulunan 657 sayılı Yasa hükümlerini uygulamak gerekeceği, aksi bir düşüncenin mevzuata aykırı davranan yükseköğretim personeline halen yürürlükte bulunan disiplin cezalarının uygulanmaması sonucunu doğuracağı, bu durumda da kurumların çalışma düzeninin bozulmasına ve kuruluş amacı olan eğitim-öğretim hizmetlerinin sekteye uğramasına neden olacağından, dava konusu işlemin 10.08.2016 tarihinde tesis edildiği ve tesis edilen tarihte yükseköğretim personelinin disiplin işlemleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanunca yürütüleceği göz önüne alındığında; "izinsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi kesintisiz 10 gün terk etmek" fiilinin sübut bulması halinde idari bir tasarruf olarak 657 sayılı Yasanın 94. maddesinin uygulanmasına engel bir durum bulunmadığı sonucuna varılarak temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı bozularak, Bölge İdare Mahkemesince işin esasına geçilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Dairemizin bozma kararı üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozma kararına uyularak; her ne kadar, Başbakanlığın yıllık izinlerin kaldırılmasına ilişkin 2016/16 sayılı Genelgesi üzerine kamu çalışanlarının en kısa sürede göreve dönmelerinin gerektiği ve bu Genelgeye ilişkin davacıya e-posta gönderilerek bilgilendirme yapıldığı açık ise de; söz konusu genelgenin yayımlandığı tarihte davacının yurt dışında olduğu, 10/05/2023 tarihli ara karara davalı idarece verilen cevaptan davacıya yıllık izninin iptal edildiği ve göreve dönmesi gerektiği hususunda 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın yapılması" başlıklı 1. maddesi uyarınca hukuken geçerli elektronik tebligat veya yazılı bir tebligat yapılmadığı, e-mail gönderilmekle yetinildiği görüldüğünden, yıllık iznini yurt dışında geçiren davacıya, Başbakanlığın 2016/16 sayılı Genelgesi uyarınca yıllık izninin iptal edildiği ve göreve dönmesi gerektiği hususunda e-tebligat ya da yazılı bir tebligat yapılmadığı görüldüğünden, söz konusu genelgeden haberdar olduğu ve buna rağmen izinsiz ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, davacının hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yıllık iznini 18.07.2016-12.08.2016 tarihleri arasında ABD'de geçirmek üzere talepte bulunduğu, ancak 18.07.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan 2016/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile tüm kamu çalışanlarının ikinci bir emre kadar izinlerinin iptal edildiği, söz konusu kamu çalışanlarından izinde bulunanların da en kısa sürede görevlerine dönmeleri gerektiğinin hüküm altına alındığı, Genelge doğrultusunda izinlerin iptal edildiği ve en kısa sürede göreve başlaması gerektiğinin e-mail ile davacıya bildirildiği, davacının da bu e-maile cevap verdiği, dolayısıyla izinlerin iptal edildiğinden davacının haberdar olduğu, haberdar olduğu tarihten itibaren en kısa sürede görevine başlaması gerekirken görevine başlamadığı, öte taraftan Başbakanlık Genelgesi'nin Resmi Gazete'de yayımlanmış olması sebebiyle Tebligat Kanunu Hükümleri uyarınca davacıya tebliğ yapılma zorunluluğun bulunmadığı, kaldı ki istinaf tarafından verilen ilk iptal kararının davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen yine de göreve başlamadığı, lehine sonuçlanan Mahkeme kararı sonrası göreve başlamamakta ısrar eden davacının bu sebeple dürüstlük ilkesine aykırı davrandığı, hukuk düzeninin bu türden dürüstlük kuralına aykırı davranışları korumadığı belirtilerek izinlerin kaldırıldığına ilişkin Başbakanlık Genelgesi'nden haberdar olan davacının göreve başlamaması sebebiyle görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı 16.08.2016 - 20.08.2016 tarihleri arasında ABD/Florida-Orlando'da yapılacak olan kongrede bildiri sunmak üzere görevli-izinli sayılmak için 15.06.2016 tarihinde davalı idareye başvurmuş, aynı tarihte 13.07.2016 - 12.08.2016 tarihleri arasında yıllık izin kullanmak üzere talepte bulunmuş ve yıllık izin talebinde yıllık iznini ABD'de geçireceğini beyan etmiştir. Davacının kongrede bildiri sunmak üzere talep ettiği izin başvurusunun ... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile kabul edilmiş ve 13.07.2016 tarih ve 33014 sayılı Rektörlük Oluru ile onaylanmıştır. Davacının yıllık izinde olduğu sırada 18.07.2016 tarihli Resmi Gazete'de 2016/16 sayılı yıllık izinlerin kaldırılmasına ilişkin Başbakanlık Genelgesi yayımlanmış, davacıya yıllık izinlerin iptal edildiği ve en kısa zamanda göreve başlaması gerektiğine dair 21.07.2016 tarihli e-posta gönderilmiştir. Davacının e-postaya cevap vermekle birlikte cevapta geleceği ya da gelemeyeceği yönünde herhangi bir açıklama yapmamıştır. Davacının göreve başlamaması üzerine 25.07.2016 - 05.08.2016 tarihleri arasında göreve gelmediğine ilişkin tutanaklar düzenlenmiş ve davacının 10 günü aşan sürede ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinin tespiti üzerine 06.08.2016 tarihi itibarıyla memuriyetten çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine, davacı tarafından görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2015 tarih ve E:2014/100, K:2015/6 sayılı iptal kararının 07.01.2016 tarihinde yürürlüğe girdiği görülmekle birlikte, 2547 sayılı Kanun'da 09.12.2016 tarih ve 29913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6764 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile değişiklik yapıldığı, öğretim elemanlarının disiplin hükümlerinin 2547 sayılı Kanun'da düzenlendiği, dolayısıyla 07.01.2016 tarihi ile 09.12.2016 tarihi arasında, özel kanun olan 2547 sayılı Yasa'da yer almayan disipline ilişkin konularda, genel kanun niteliğinde bulunan 657 sayılı Yasa hükümlerini uygulamak gerekecektir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurluğun Sona Ermesi" başlıklı 4. Bölümünde yer verilen "Çekilme" başlıklı 94. maddesinde; Devlet memurunun bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği; mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. 18/07/2016 tarih ve 29774 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2016/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nde, "Tüm kamu çalışanlarının ikinci bir emre kadar yıllık izinleri kaldırılmıştır. Söz konusu kamu çalışanlarından halen izinde bulunanlar en kısa sürede görevleri başına döneceklerdir." düzenlemesine yer verilmiştir. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Usulüne aykırı tebliğin hükmü" başlıklı 53. maddesi, "Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliği öğrenmiş ise geçerlidir. Aksi takdirde tebligat yapılmamış sayılır. Muhatap, her ne şekilde olursa olsun tebliğ evrakını veya davetiyeyi alırsa ya da bunların içeriğini öğrenirse tebliği öğrenmiş sayılır. Muhatabın tebliği öğrendiğini beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Tebliğin usulüne aykırı yapılmış olması halinde, muhatabın tebliği öğrendiğinin ve bunun tarihinin iddia ve ispatı mümkün değildir." şeklinde düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 18.07.2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile tüm kamu çalışanların yıllık izinleri kaldırılarak yıllık izinde bulunan kamu görevlilerinin de en kısa sürede göreve başlamalarına karar verilmesi üzerine, davalı idarece 21.07.2016 tarihinde 2016/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi gereğince yıllık izinlerin kaldırıldığının 16.06 saatinde davacıya e-posta yolu ile bildirildiği, davacının da aynı gün 17.01 saatinde e-postaya cevap verdiği, vermiş olduğu cevapta da göreve başlayıp başlamayacağına veya herhangi bir mazeretinin bulunup bulunmadığına dair bir açıklama yapmadığı, alınan kararın doğru olmadığa yönelik ifadeler kullandığı görülmektedir. Yukarıda aktarılan Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53. maddesine göre usulüne uygun yapılmayan tebliğin, muhatabın tebliği bir şekilde öğrenmiş olması durumunda geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Davacıya yapılan bildirim her ne kadar Tebligat Kanunu uyarınca usulsüz bir şekilde yapılmışsa da, usulsüz tebligatın davacı tarafından e-posta yolu ile öğrenildiği, davalı idarece de e-posta ile yapılan bu bildirimin dosyaya konulduğu, başka bir ifadeyle davacı tarafından usulsüz tebligatın öğrenildiğinin açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir. Başbakanlık Genelgesi ile yıllık izinde bulunan kamu görevlilerinin en kısa sürede görevlerine başlamalarına karar verilmesi üzerine; davalı idarece, davacıya göreve başlaması gerektiğine ilişkin e-posta yolu ile bilgilendirme yapıldığı, davacının da yapılan bu bildirime cevap verdiği, dolayısıyla her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Tebligatın yapılması" başlıklı 1. maddesi uyarınca hukuken geçerli elektronik tebligat veya yazılı bir tebligat yapılmamış olsa da, davacının usulüne uygun olmayan tebligattan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, yıllık izinlerin kaldırıldığına ilişkin hususun öğrenilmesinden sonra davacının, yıllık iznini keserek görevine dönmesi veya dönmesine engel durum oluşturan (sağlık sebepleri, ulaşım vs.) mazeretlerinin bildirmesi gerekirken bu yönde herhangi bir bildirimde bulunmadan, e-postaya verdiği cevap ile alınan kararın doğru olmadığı yönünde ifadeler kullanarak görevine başlamadığı görüldüğünden, davalı idarece görevine başlamadığına ilişkin tutanaklar doğrultusunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 03/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.