11. Hukuk Dairesi 2013/6770 E. , 2013/21305 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2012 tarih ve 2010/553-2012/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içeri
**11. Hukuk Dairesi 2013/6770 E. , 2013/21305 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2012 tarih ve 2010/553-2012/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirketin "bayollar" markasını 06, 35, 40. sınıflarda 25.09.2007 ve 07. sınıfta 07.04.2009 tarihleri itibarıyla tescil ettirdiğini, davalının ticaret ünvanını "bayol makine" olarak kullandığını, davalı şirketin kullandığı markanın davacı şirketin markası ile birebir aynı olup davalı şirket faaliyet alanının da müvekkili şirket ile aynı olduğunu, her iki işletmenin tek gibi algılandığını, iltibas meydana getirerek bu iltibas üzerinden haksız kazanç elde edildiğini davalı faaliyetlerinin müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tesbitine, fiile konu reklamların ve reklam vasıtalarının gerek yazılı basın gerekse internet portallarınında yayımının durdurulmasına, tabelaların indirilmesine ve tesbit hükmünün yerel günlük gazetelerde, internet yerel haber portalında reklamlara eşdeğer bir şekilde yayımlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin TTK'nın 52. maddesi uyarınca, usulüne uygun tescil ve ilan edilmiş olan ticaret ünvanı karşısında davacının hiçbir yasal korunmadan yararlanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirketin BAYOL ibaresini ticaret unvanında bulunduğu şekliyle kullandığı, davalının ticaret unvanı tescili kapsamında BAYOL ibaresini internet sitesinde, kartvizitinde, işyeri tabelasında ve sair evrakında kullandığı, hukuken var olan bir hakka dayanan bu kullanımın, davacının marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, kanuna uygun şekilde tescili yapılmış ve bu kapsamda kullanılan marka ve ticaret unvanlarının haksız rekabet kapsamında değerlendirilemeyceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, her ne kadar davalının tescilli ünvanını kullanması haksız rekabet teşkil etmez ise de, davacı, davalının ünvanını kendi markasına benzeterek marka olarak kullandığını ileri sürmüştür. Dosya içerisnde bulunan davalıya ait tanıtma vasıtası ve belgelerde davalının davacıya ait markanın benzeri olan "bayol" ibaresini hizmet markası olarak kullandığı, tanıtım vasıtalarında, ünvanını aynen yazmayıp davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde kullanmakta bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, mahkemece davalının açıklanan eyleminin 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi anlamında davacı markasına tecavüz ettiği kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.