4. Hukuk Dairesi 2014/1689 E. , 2014/17271 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/11/2013 NUMARASI : 2013/149-2013/512 Davacı R.. E.. vekili Avukat A.. Ö.. vdl tarafından, davalı A.. D.. aleyhine 22/03/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dile…
**4. Hukuk Dairesi 2014/1689 E. , 2014/17271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/11/2013 NUMARASI : 2013/149-2013/512 Davacı R.. E.. vekili Avukat A.. Ö.. vdl tarafından, davalı A.. D.. aleyhine 22/03/2013 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, davalının ise MHP milletvekili olduğunu, davalı tarafından 08/03/2013 tarihinde yapılan basın toplantısında, davacıyı "memleketi yakıp, yıkıp, satmakla, eşkiya ile birlik olmakla, halkı koyun yerine koymakla, terör örgütünün temsilcisi ile işbirliği içinde olarak, suç işlemekle, bölücü terör örgütünün sözde l..A. Ö..'ın kucağına oturmakla, onunla işbirliği yapmakla, vatana ihanet etmekle, vatanın bütünlüğünü, milletin birliğini, üniter yapısını haraç mezat satmakla, uşak, aşağılık, işbirlikçi, taşeron olmakla, yabancı devletlerin Türkiye'deki sözcüsü, temsilcisi, emir eri olmakla, adam olmamakla" itham ettiğini, bu sözlerin kişilik haklarını ihlal edici mahiyette gerçek dışı beyanlar olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, sözlerinin eleştiri niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalının konuşmasının eleştirinin objektif sınırları aşılarak aşağılama ve küçük düşürme niteliğine dönüştüğü, dolayısıyla eleştiri hakkının kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık, siyasi kişilik olan davalı milletvekilinin 08/03/2013 tarihli basın toplantısındaki açıklamalarının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Tarafı olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesinde ifade özgürlüğü; "1. Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ulusal sınırlarla kısıtlanmaksızın, bir görüşe sahip olma, haber ve düşünceleri elde etme ve bunları ulaştırma özgürlüğünü de içerir. Bu madde Devletin radyo yayıncılığını, televizyon ve sinema işletmeciliğini izne bağlamasına engel değildir.