4. Hukuk Dairesi 2009/12303 E. , 2010/10457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırla
**4. Hukuk Dairesi 2009/12303 E. , 2010/10457 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 07/06/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, etkili eylem nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur. Davalı ... tazminat davası sona ermeden önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 1 yıldan uzun süreli hapis cezası ile cezalandırıldığından, Medeni Yasa'nın 407/1. maddesi gereğince yasal kısıtlılık altına girmiş olup aynı Yasa'nın 407/2. maddesi uyarınca kendisine bir vasi atanıp atanmadığı araştırılmalıdır. Dosya içeriğinden, davalının vasi aracılığı ile davada temsili sağlanmadığından savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşılmıştır. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi gereğince herkes, yasal yöntem ve yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 73. maddesi gereğince de yasada gösterilen ayrık durumlar dışında yargıç, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun olarak çağırmadıkça karar veremez. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, davalı vasisi yöntemine uygun olarak duruşmaya çağrılıp taraf oluşumu (teşkili) sağlanmadan onun yokluğunda karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.