8. Hukuk Dairesi 2021/17848 E. , 2023/5570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1426 E., 2021/1475 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2021/99 K. Taraflar arasındaki tapu kaydına dayalı müdahalenin meni, mükerrer kadastrodan kaynaklanan tapu iptali - tescil ve temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'nin
**8. Hukuk Dairesi 2021/17848 E. , 2023/5570 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1426 E., 2021/1475 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/236 E., 2021/99 K. Taraflar arasındaki tapu kaydına dayalı müdahalenin meni, mükerrer kadastrodan kaynaklanan tapu iptali - tescil ve temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'nin davasının kabulüne, birleşen dosya davacısı ...' un davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... mirasçıları ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen davanın davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. İpsala ilçesi Koyuntepe Köyü çalışma alanında 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 776 parsel ... 8000 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Kasım Küçükyıldırım adına tespit ve tescil edildikten sonra, kayden satılarak ... ve ... adına; İpsala ilçesi Koyuntepe Köyü çalışma alanında 1976 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1310 parsel ... 4058 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde özetle; tapuda adına kayıtlı bulunan İpsala ilçesi Koyuntepe Köyü 1310 parsel ... taşınmazın maliki olduğunu, komşu 776 parsel ... taşınmazın kendisine ait parsele tecavüzlü olduğunu, kendisinin İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/252 Esas ... dosyası ile dava açtığını ve davayı kazandığını, ancak davalının kendisine gelerek anlaşmak istediğini söylemesi üzerine bunu kabul ettiğini, aradan 21 yıl geçmesine rağmen davalının menine karar verilen yeri kendisine iade etmediğini, kazandığı davanın zaman aşımına uğradışını beyan ederek, anılan davalının, dosyada fen bilirkişi ... tarafından hazırlanan 27.11.1991 tarihli krokide a, b, c harfleriyle belirtilen bölüme müdahalesinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... dava dilekçesinde özetle; adına kayıtlı İpsala ilçesi Koyuntepe Köyü 776 parsel ... taşınmaz ile komşu 1310 parsel ... taşınmazın mükerrer olarak tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, mükerrer olan kısmın tapu kaydının iptal edilerek kendi adına kayıtlı taşınmaza eklenmesine, olmadığı takdirde temliken tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 4. Yargılama sırasında Kadastro Müdürlüğünce 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 41 nci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonucunda, dava konusu 776 parsel ... taşınmazın yüzölçümü 8.039,60 m2 ve 1310 parsel ... taşınmazın yüzölçümü ise 4280,39 m2 olarak belirlenerek tapu kaydında düzeltme yapılmasına karar verilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı - davacı ... cevap dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediğini, davalı ile anlaşarak aralarında bir senet düzenlediklerini, davacının senette kendisinden yer istediğini ve bu yere kazıklar diktiğini, istenilen yerin 284 m2 olduğunu ve bu yeri davacının kullandığını, kendisinden takas ile alınan yerin halen kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davacı - davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığın idari yolla giderilebilecek bir uyuşmazlık olduğunu, davacı tarafın harcı eksik yatırdığını, taşınmaz değeri üzerinden harç yatırması gerektiğini, İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/252 Esas ... dosyasında bilirkişi raporunda belirtilen A ve B harfi ile gösterilen binaların yıkılmış olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/224 Esas ... müdahalenin meni davası süreci ve bir yıl önce sürecinde alelacele inşa edildiğini, binaların üzerinde yaş tespiti konusunda yapılacak bilirkişi incelemesinin bu hususu açık edeceğini, davacıya defalarca taşınmaz üzerindeki işgalini sonlandırmasına yönelik uyarılara rağmen davacının kötü niyetli olarak yeri iktisap ettiğini, davacının bilirkişi raporunda (a) harfi ile belirtilen o zamanlar boş olan yere derme çatma yapılar yaptığını, amacının işgal sureti ile taşınmaza yerleşmek olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2021 tarih ve 2019/236 Esas, 2021/99 Karar ... kararı ile, asıl davanın kabulüne, 09.06.2020 tarihli rapora ekli müdahale durum krokisinde (a) harfi ile gösterilen 133,83 metrekarelik alana davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, birleşen dosyayla açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir. 2. Bu kararın, davacı - davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 20.09.2019 tarih ve 2019/1756 Esas, 2019/2154 Karar ... kararıyla, davacıya ait 1310 nolu parselin 1976 yılında kadastrosunun yapıldığı, birleşen davanın davacısına ait 776 nolu parselin kadastrosunun ise 1963 yılında yapıldığı, İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/252 Esas, 1991/426 Karar ... hükmüne esas fen bilirkişi ... Krokili raporunda 1310 nolu parselin hatalı ölçüm ve tersimatından kaynaklı müşterek sınırda hata bulunduğunun belirtildiği, İpsala Kadastro Biriminin 03.12.2014 tarihli ve 280 ... yazısında, 776 ve 1310 nolu parsellerin paftaları arasında farklılık bulunduğunun, parsellere ait 13.02.2014 tarih ve 48 fen kayıt notuyla aplikasyon çalışması olduğununın belirtildiği, aynı birim tarafından 25.06.2014 havale tarihli 140 ... yazıda ise, her iki parselin kadastrosunda 664,88 m2 lik mükerrerlik bulunduğundan 13.02.2014 tarih ve 48 nolu başvuru işleminin gerçekleştirilemediğinin bildirildiği, hükme esas alınan fen bilirkişi kurulu raporunda da, 1310 parselin 776 parsele 666.05 m2 binmesi olduğu belirtilerek mükerrer kadastronun bulunduğuna işaret edildiği, 1310 nolu parselin 776 nolu parsele bindirdiği yerin ve miktarının doğru ve tam olarak belirlenmesinin, asıl ve birleşen davaların talep sonuçlarının değerlendirilmesinde önem arzettiği, asıl davada 1310 nolu parselde müdahalenin meni istenilen yer bulunup bulunmadığı, birleşen dava yönünden 776 nolu parselde iptali gereken bir kısım bulunup bulunmadığı hususunun tespitinin mükerrer kadastroya konu olan yerin tespitine bağlı olduğu açıklanarak, dava konusu 1310 ve 776 parsel nolu taşınmazların tesis kadastrosuna ait pafta orjinal ölçü krokisi, ölçü çizelgesi ve hesap cetvelinin onaylı örneklerinin kadastro müdürlüğünden getirildikten sonra mahallinde önceki bilirkişiler dışında refakate alınacak harita mühendisi ve fen bilirkişi eşliğinde keşif icra edilerek mükerrer kadastro bulunup bulunmadığı, varsa mükerrer kadastroya konu yerin tam ve doğru olarak miktarıyla gösterip belirten krokili rapor alınması, taraflardan dava konusu yaptıkları yeri fenci ...'in krokisinde gösterilen yerlerden de yararlanarak zeminde göstermelerinin ve bilirkişilerden de bu yerin ölçümünün yapılarak krokide işaretlemelerinin istenmesi, asıl davanın davacısının müdahalesinin men'i istemi ve birleşen davanın davacısının tapu iptali ve tescil istemi yönünden yerel bilirkişi ve tanıkların, somut olaylara dayalı bilgi ve görgülerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilirek, davacı - davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması suretiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı - karşı davacı ...'un malik olduğu 776 parselin sınırlarının 17.01.1967 tarihinde kesinleşen ilk kadastro çalışmaları sonucunda belirlendiği, davacı - karşı davalı ...'nin malik olduğu 1310 parselin sınırlarının ise 05.10.1976 tarihinde kesinleşen kadastro çalışması ile tespit edildiği, 09/06/2020 tarihli raporun ekinde yer olan krokilerde görüleceği üzere, son çalışma ile 1310 parselin, 776 parsele (A) ile gösterilen 664,91 m2 bindiği, müdahalenin meni talebine konu edilen (a) ile gösterilen 133,83 m2 lik alanın binen alan içerisinde olmadığı, buranın davalı - karşı davacının kullanımında olup 1310 parsele tecavüzlü olduğu, bu yönüyle müdahalenin önlenmesi talebinin yerinde olduğu, yine gelen belgelerden, ilk yapılan kadastro çalışmalarının esas alınarak, ikinci kadastro ile oluşan mükerrerlik durumunun yapılan aplikasyon başvurusu üzerine idare tarafından 14/06/2016 tarihinde giderildiği, (A) ile gösterilen kısım yönünden uyuşmazlık bulunmadığının anlaşıldığı, davalı - karşı davacı vekili her ne kadar (a) ile gösterilen alanın üzerinde eski yapı bulunduğunu ve bu hali ile satın alındığını, çok uzun süredir buranın müvekkili tarafından kullanıldığını, eski yapıların yıkılmasından sonra yeni yapılar yaparak burayı kullanmaya devam ettiğini belirterek, buranın bedeli karşılığı temliken tescilini talep etmiş ise de, bu kısmın en başından beri davacının parseline dahil olduğu, basit bir ölçümle bu durumun anlaşılacağı, daha önce kendilerine karşı elatmanın önlenmesi ve kal talepli dava açıldığı, kal talebi reddedilmiş ise de, elatmanın önlenmesi talebinin kabul edildiği, bu yüzden iyi niyetli oldukları yönündeki iddialarının dinlenemeyeceği, temliken tescil şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı ...'nin davasının kabulüne, 09.06.2020 tarihli rapora ekli müdahale durum krokisinde (a) harfi ile gösterilen 133,83 metrekarelik alana davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, birleşen dosya yönünden tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Kadastro çalışmalarında sehven yapılan hatalı ölçüm ve teslim ile davalı adına tescil edildiğini, kötü niyetli davalının 1976 yılındaki kadastro çalışmalarında yapılan ‘hatalı ölçüm ve teslimata rağmen müvekkili olan davacıların bu hatalı ölçüm ve teslimattan haberinin olmamasından da yararlanarak senelerce sesini çıkarmadığını, 1991 yılında İpsala Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/252 Esas ... dosyası ile dava açmak sureti ile iş bu hatalı ölçüm ile kendi adına tescili yapılıp teslim edilen dava konusu taşınmazdan müvekkili olan davacıyı men'ini ve mezkur binaların kal'ini talep ettiğini, fakat İlk Derece Mahkemesinin 1991/426 Karar ... kararında davacının kötü niyetli hareket ettiğinden kal talebinin reddedildiğini, kötü niyetle hareket eden davalının kötü niyeti hukuk tarafından da korunmayarak 1976 yılı kadastro çalışmalarında hatalı ölçüm ve teslimat sonucu davalı taşınmazı içerisinde sehven gösterilen bölümün iyi niyetli olarak uzun zamanlardan beri 40 seneye yakın bir zaman nizasız fasılasız malik olarak kullanıp tasarruf ettiği müvekkili olan davacı adına tescil edilmesi gereken sehven davalı adına tescil edilen hatalı kadastro ölçüm ve teslimi neticesinde mezkur bilirkişi raporunda (B) harfi ile ve kısmen (A) harfi ile gösterilen tamamen davalının taşınmazında kalan binaların da içinde bulunduğu taşınmaz bölümünün davacı (birleşen dosyanın davalısı) adına olan tapu kaydının iptali ile iyi niyetli ... yapı yapan müvekkil davalı (birleşen dosyanın davacısı) adına tapuya tesciline ve men-i müdahale talebinin reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı bir karar olduğunu, davalı (asıl davanın davacısı) adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkil davacı (asıl davanın davalısı) adına tesciline hükmedilmesi gerekirken müvekkili olan davacının davasının reddine karar verilmesini hukuka, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak asıl dosya davacısının haksız ve hukuki mesnetten yoksun men-i müdahale davasının reddi ile müvekkili olan davacının son derece haklı ve hukuki mesnetlere dayanan tapu iptal ve tescil talebinin kabulü yönünde karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu kaydına dayalı men' i müdahale ve mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ya da temliken tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22 nci maddesi, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davalılar - birleşen dosyanın davacıları ... ve müştereklerinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.