İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2025 tarih ve 2024/860 Esas 2025/770 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşi olan davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine; 06/10/201…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2316 KARAR NO: 2025/2503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/09/2025 ESAS NO: 2024/860 KARAR NO: 2025/770 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2025 tarih ve 2024/860 Esas 2025/770 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşi olan davalı ... tarafından müvekkili ... aleyhine; 06/10/2013 Tanzim Tarihli, 07/02/2022 Vade Tarihli 150.000,00 TL miktarlı, bonoya dayanılarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile, 24/01/2012 Tanzim Tarihli, 07/02/2022 Vade Tarihli 100.000,00-TL miktarlı diğer bonoya dayanılarak Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla iki ayrı icra takibi başlatılmış olup iş bu takipler kesinleşmiş ve müvekkilinin mallarına hacizler işlendiğini, takibe konu senetlerin bir borç senedi olmayıp bankaya kredi borcuna kefalet amacıyla verilmiş bir teminat senedi/hatır senedi hükmünde olduğunu, müvekkilinin takibe konu senetlerden dolayı davalıya hiçbir borcu bulunmadığını belirterek müvekkilinin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyalarından borçlu bulunmadığının tespiti ile haksız ve kötüniyetli takipler nedeniyle davalı aleyhine her bir icra dosyasındaki alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere ayrı ayrı kötüniyet tazminatına çarptırılmasını, ihtiyati tedbir ve dava dosyasından dolayı vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Husumet, derdestlik, yetki, takas ve mahsup, zamanaşımı def’i, hak düşürücü süre ve dava şartlarının yokluğuna ilişkin itirazlarında bulunduklarını, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının, davalı müvekkilini yıpratmak ve itibarını zedelemek için haksız ve hukuki mesnetten yoksun hukuk ve ceza davaları açtığını, huzurdaki işbu dava da ...'ün yine müvekkilinin haklarına kavuşmasına mani olmak maksadıyla oluşturulduğunu, söz konusu takibin konusunu teşkil eden bononun gerekli bütün şartları taşıması ve takibin usulüne uygun olması durumuna rağmen ... tarafından soyut iddialarla müvekkilinin haklarına kavuşmasına mani olmak ve zarara uğramasına kasti bir şekilde sebebiyet vermek amacıyla davranıldığını, davacının kambiyo senedi dolayısıyla başlatılan takibe karşı gerek ödeme emrine gerek imzaya gerekse de senedin vasfına itiraz etmediğini, işbu davayı açmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... somut olay değerlendirildiğinde: davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, davacı borçlu, emre yazılı bonodalarda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gereklidir. Davalı tarafından davacı aleyhine bonoya dayanılarak takip yapılmış, davacı takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğuna dayanmış ve borcu bulunmadığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı bedelsizlik iddiasını HMK'nun 200 ve 201. maddesi hükümleri uyarınca kesin delille (yazılı delille) ispatlaması gerektiğinden davacı tarafça ispat edilemediği görülmüştür. Her ne kadar davacı taraf ...bank bünyesinde kullanılan krediye ilişkin olarak teminat verildiğini iddia etse de bononun illetten mücerret oluşu da dikkate alınarak alacaklı tarafından kredi için davacıdan aldığı bir borç senedini kendi kredisi için teminat olarak vermesi de mümkün olup bu onun kambiyo vasfını değiştirmeyeceği gibi alacağın varlığına da engel olmayacaktır. - Yemine ilişkin meselenin değerlendirilmesi; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kendisine kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır. Bütün ispat vasıtalarında olduğu gibi yeminin de konusu davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır (HMK.m.225/1). Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılırken (HMK.m.225/2); tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki taraflı irade açıklamalarının yeterli görülmediği haller, yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yeminin konusu olamaz (HMK.m.226). Somut olayda davacının iddiaları davalı tarafı TCK 156 kapsamında bedelsiz senedi kullanma suçu oluşturabilecek nitelikte olduğundan soruşturma ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar niteliğinde olduğundan yemin delili hatırlatılmamıştır. -Kötüniyet tazminatına ilişkin meselenin değerlendirilmesi; İİK'nun 72/4. maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde ve İİK'nun 72/5. maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı yönünden dava davalı alacaklı lehine sonuçlandığı, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/513 Değişik İş ve 2024/518 Karar sayılı ilamı ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davacı tarafça alacağa geç kavuşulduğu anlaşılmakla takip çıkışı üzerinden tazminata hükmedilmiştir. 1-Davanın REDDİNE,2-İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/513 Değişik İş ve 2024/518 Karar sayılı ilamı ile konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,bu konuda Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılmasına,3-İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca 413.529,79-TL'nin %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; takibe konu senetlerin bir borç senedi olmadığını, bankaya kredi borcuna kefalet amacıyla verilmiş bir teminat senedi / hatır senedi hükmünde olduğunu, müvekkilinin takibe konu senetlerinden dolayı davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, davalı ..., Davacı ... ün kardeşi olduğunu, davalının ihtiyacı nedeniyle ...bank tan kredi kullanmak istediğini bildirdiğini, abisi olan müvekkilinden bu krediye kefil olmasını talep ettiğini, tarımsal ve ihtiyaç kredilerinde fiili uygulama gereği bütün çiftçilerin, akraba, eş dost birbirine kefil olduğunu, bankaya kefalet yerine geçmek üzere teminat olarak bono düzenlendiğini, bonolarda bankaların uygulaması gereği kredi borçlusu lehtar /alacaklı gösterilip senet lehtar tarafından bankaya ciro edildiğini, ...bank tarafından alınan ve icraya konulan senetlerin alt kısımlarında bankaya ait kredi dosyası bilgilerinin mevcut olduğunu, 07/02/2022vade tarihli senette bu kredi numarasının açıkça görüldüğünü, her iki senet metninde bulunan kredi bilgisinin de aslında bu senetlerin banka tarafından doldurulduğunu ve müvekkilinden kredi kefalet amacıyla alındığını belgelediğini, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ile deliler toplanmadan karar verildiğini, takibe dayanak bono metninde senedin banka tarafından düzenlendiğine ilişkin kuvvetler emareler bulunduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması, senedin temel ilişkiye tamamen bağlantısız olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalının senette iyi niyetli üçüncü şahıs olmadığını, senedin lehtarı ve düzenlenme sebebi olduğunu, dava açma nedenlerinin Yargıtay'ın son dönemdeki kararlarında değindiği menfi tespit davalarında hayatın olağan akışına aykırılık prensinin uygulanmasındaki yansımaları ve bu prensip gereğince menfi tespit davalarında özellikle senede karşı olan borçlarının da senettik mücerretlik ilkesinin hayatın olağan akışının aykırılık prensibinin yeniden değerlendirilmesi ve bu hususun menfi tespit davasında mücerretlik ilkesinin bir istisnası olduğu çerçevesinde olduğunu, yerel mahkemenin, davalı alacaklının senedi hangi amaçla aldığına ilişkin açıklama ve delileri de hiç değerlendirmediğini, senedin lehtarının teminat amacıyla alındığına ilişkin iddianın aksinin ispat yükünün alacaklıya ait olduğunu, bir an için yerel mahkemece verilen gerekçeli karar doğrultusunda ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilse dahi tarafların kardeş olduğunu, aralarındaki hukuki işlemin yazılı belge dışındaki her türlü delillerle ispat edilebileceğini, kötü niyet tazminatı verilmesinin de faiz alacağına kötü niyet tazminatı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile hukuka aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davalarının kabulü ile borçlu bulunmadıklarının tespitini / icra dosya borcu ödendiği için ödenen tutarın istirdadını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; resen göz önünde tutulacak olan hususlar neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuki mesnetten yoksun istinaf başvurusunun esastan reddini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, menfi tespit istemlerine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; Dava ve takip dosyalarında mevcut bilgi ve belgelere, taraf beyanlarına ve özellikle de dava konusu senetlerin davacının rızası ile imzalanmış olup teminat olarak verildiği iddiasının kesin delillerle ispatlanamamış olmasına ve mahkemenin raporları/delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı taraf vekilince yapılan ve yukarıda yazılı istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacı taraf vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle işbu kararı istinaf eden davacı taraf vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 15/09/2025 tarih ve 2024/860E - 2025/770K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4 maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025