Hukuk Genel Kurulu 2010/4-630 E. , 2010/670 K. "" MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/06/2010 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 05.02.2009 gün ve 2000/204 esas, 2009/33 sayılı kararın incelenmesi davalılar S... A... , B... Y... ve Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.10.2009 gün ve 2009…
**Hukuk Genel Kurulu 2010/4-630 E. , 2010/670 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/06/2010 Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 05.02.2009 gün ve 2000/204 esas, 2009/33 sayılı kararın incelenmesi davalılar S... A... , B... Y... ve Sağlık Bakanlığı vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20.10.2009 gün ve 2009/4077- 11600 esas, karar sayılı ilamı ile; (...1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar B... Y... (S...) ile S... A...'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2- Diğer temyiz itirazına gelince; dava, sakatlığa yol açan tedavi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, küçük çocukları U... B...'ı muayene eden davalı doktor ile iğne yapan davalı hemşirenin, gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, küçükte kalıcı sakatlığa yol açtıklarını belirterek uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesini istemişlerdir. Davalılar ise, haksız yere açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, küçüğe miktarı fazla iğnenin yanlış yerden yapılmış olması nedeniyle davalı doktor ile hemşirenin kusurlu olduğu benimsenerek istem kabul edilmiştir. Davacılar, 24.10.2003 günlü ıslah dilekçesi ile dava açarken saklı tuttukları fazlaya ilişkin hakları kapsamındaki iş göremezlik tazminatı isteklerini artırmışlar ancak, ıslah ettikleri tazminata faiz yürütülmesini istememişlerdir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 74. maddesi gereğince yargıç, tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Islah dilekçesiyle artırılan tazminat başlı başına ayrı bir dava niteliğinde olduğuna ve davacılar da artırılan tazminata faiz yürütülmesini istemediklerine göre ıslah dilekçesinde istenilen tazminata da olay gününden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. 3- Davalılardan Sağlık Bakanlığı'nın temyiz itirazına gelince; davacılar, sonradan Sağlık Bakanlığı'na devredilen SSK hastanesindeki tedavi nedeniyle küçüğün zarar gördüğünü belirterek tazminat istemişlerdir. Davacıların çocuğunun sağlık hizmetinin işleyişi sırasında sakat kaldığı anlaşılmaktadır.