4. Ceza Dairesi 2020/18646 E. , 2020/18558 K. "" KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2019 tarihli ve 2019/2731 soruşturma, 2019/3370 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/949 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına gö…
**4. Ceza Dairesi 2020/18646 E. , 2020/18558 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2019 tarihli ve 2019/2731 soruşturma, 2019/3370 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Karadeniz Ereğli Sulh Ceza Hâkimliğinin 15/10/2019 tarihli ve 2019/949 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, somut olayda, müştekinin Karayolları Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürü olarak görev yapan şüpheliyi cep telefonundan arayarak, yol yapım çalışması ile ilgili davanın lehine sonuçlandığını, bu sebeple çalışmanın durdurulması gerektiğini söylemesi üzerine, şüphelinin kendisine "ben adamın anasını avradını sinkaf ederim" diyerek hakarette bulunduğunu belirterek şikâyetçi olması üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, tanığın müştekinin müvekkili olduğu, tarafsız olmadığı, müştekinin soyut beyanı dışında yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığında dair karar verilmiş ise de, olayın tek tanığı olan ...'nun Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde, müşteki ile şüpheli arasındaki konuşmada telefonun hoparlörünün açık olduğunu bu sebeple hakaretleri kendisinin de duyduğunu ifade etmesi karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/2. maddesi uyarınca dosyadaki mevcut delillerin iddianame düzenlenebilmesi için suçların işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu, şüphelinin eyleminin sübut bulup bulmadığı hususu, lehine ve aleyhine toplanacak tüm delillerin, mahkemece birlikte tartışılıp değerlendirilmesi sonucu belirlenmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise;