8. Hukuk Dairesi 2012/4884 E. , 2012/6477 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.09.2009 gün ve 695/499 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalılara ait olan 24 parsel sayılı taşı…
**8. Hukuk Dairesi 2012/4884 E. , 2012/6477 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil Hazine ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.09.2009 gün ve 695/499 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili; mülkiyeti davalılara ait olan 24 parsel sayılı taşınmazın, 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğunu açıklayarak, tapu kaydının iptaline, davalıların müdahalesinin önlenmesiyle tecavüzlü binanın yıkımına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine, karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. Öncelikle dava konusu 24 sayılı parselde, her iki pay bakımından (1/2'şer) ½ payın intifa hakkı ölünceye kadar Ayşe Nermin Anbarlıoğlu'na, ½ payının intifa hakkı ise Mehmet Sıtkı Anbarlıoğlu'na ait olduğu tapu kaydında açıklandığına göre davanın Ayşe Nermin ve Mehmet Sıtkı Anbarlıoğlu'na yöneltilmesi, davaya katıldıkları takdirde tanık ve delillerinin sunulması için taraflara süre ve imkan tanınması, böylece taraf teşkilinin sağlanması ve davanın yürütülmesi gerekir. Çünkü kayıt malikleri ile intifa hakkı sahipleri arasında mecburi dava arkadaşlığı mevcut olup, davanın kabulle sonuçlanması halinde, mahkemece tapu kaydının iptali ile terkine karar verileceğinden, anılan kişilere davanın yöneltilmesinde hukuki yararları bulunmaktadır. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanunun 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: “Bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 10.maddesinde ise; “Bu Kanunun 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazinenin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır.