Başvuru, olağanüstü zamanaşımı zilyetliği koşulları oluştuğu hâlde taşınmazın başvurucu adına tescil edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; olağanüstü zamanaşımı zilyetliği koşulları oluştuğu hâlde taşınmazın başvurucu adına tescil edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. 2009 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında Siirt'in Eruh ilçesi Karadayılar köyünde bulunan 800,50 m² yüz ölçümlü taşınmaz ham toprak vasfıyla Maliye Hazinesi (Hazine) adına tespit ve tescil edilmiştir. Başvurucu, bu taşınmazın 814,84 m²lik kısmı için 4/7/2012 tarihinde Eruh Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) Hazine aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Bu davada başvurucu, taşınmazın bu kısmının elli altmış yıldır zilyet ve tasarrufunda olduğunu ve 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiğini ileri sürmüştür. Yargılama sırasında yapılan keşif sonrası düzenlenen zirai bilirkişi raporunda, davaya konu kısım üzerinde geçmiş yıllara ait kültür bitki kalıntısı olmadığından önceki yıllarda tarımsal faaliyet yapılmadığı; orman mühendisi bilirkişi raporunda, taşınmazın orman amenajman haritasında ziraat alanı içinde, memleket haritasında ise orman alanında kaldığı; jeodezi bilirkişi raporunda, 1973 ve 1984 yıllarına ait hava fotoğrafları incelendiğinde taşınmazın kullanılmadığı kanaatine varıldığı ifade edilmiştir. Başvurucu vekili tarafından yapılan itiraz üzerine orman mühendisi bilirkişiden alınan ek raporda, orman amenajman haritalarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından planlama maksadıyla yapıldığı, bu nedenle gizli memleket haritaları ile hava fotoğraflarına öncelik verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesi 23/10/2014 tarihinde, taşınmazın orman sayılan araziler kapsamında kaldığı, imar ve ihya görmediği, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre orman niteliğinde olan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı gerekçeleriyle davayı reddetmiştir. Yapılan temyiz istemi Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay Dairesi) tarafından reddedilmiş ve karar onanmıştır. Onama kararında, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığının belirlendiğine işaret edilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi Yargıtay Dairesince 28/5/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu, Yargıtay Dairesinin karar düzeltme kararı sonrasında 24/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş; nihai karar başvurucu vekiline 8/8/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvuru, süresi içinde yapılmıştır. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.