4. Hukuk Dairesi 2021/5003 E. , 2021/5661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı İtiraz Hakem Heyeti’nce davacılar vekilinin itirazlarının kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; 11/12/2017 tarihinde davacıların murisinin vefat ettiğini, ölmeden önce 23/01/2017-2018 vadeli, temina
**4. Hukuk Dairesi 2021/5003 E. , 2021/5661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı İtiraz Hakem Heyeti’nce davacılar vekilinin itirazlarının kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; 11/12/2017 tarihinde davacıların murisinin vefat ettiğini, ölmeden önce 23/01/2017-2018 vadeli, teminat limiti 144.000,00 TL olan 27-70 yaş kredili hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, murisin vefatından sonra poliçe bedelinin davacılara ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... için 2.500,00 TL, ... için 1.250,00 TL, ... için 1.250,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslahla talep miktarını ... için 72.000,00 TL, ... için 36.000,00 TL, ... için 36.000,00 TL, toplam 144.000,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; murisin poliçe tanzim tarihi öncesinde kendisine sorularak doldurulan beyan formunda “şimdiye kadar aşağıda belirtilen hastalıklarla ilgili bir şikayetiniz oldu mu” sorusuna “HAYIR” cevabı verdiği, formun altını imzalayarak rahatsızlığını bilmesine karşın bildirimde bulunmayarak yükümlülüğünü yerine getirmediği ve yükümlülüğün ihlali ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş; karara davacılar vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti’nce “Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı doktor raporunda murisin hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı olmadığı” anlaşılmakla başvurunun kabulü ile ... için 72.000,00 TL, ... için 36.000,00 TL, ... için 36.000,00 TL, toplam 144.000,00 TL’nin 29.12.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, konut kredisi nedeni ile hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacılar murisinin kullanmış olduğu banka kredisi nedeniyle, 23/01/2017-2018 tarihlerini kapsayan hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra, 11/12/2017 tarihinde davacıların murisi vefat etmiştir. Sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğünü düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1435, 1439 ve 1440. maddeleri ve Yargıtay'ın yerleşik kararları ile hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi ile sözleşme hükmü halini almıştır. Gerek TTK’nın düzenlemeleri ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmesinin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlü olup, şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise sigortacının sözleşmeden cayma hakkı söz konusudur. Eldeki dosyada hayat sigortası sözleşmesi düzenlenirken matbu olarak doldurulan beyan formunda murise “şimdiye kadar aşağıda belirtilen hastalıklarla ilgili bir şikayetiniz oldu mu” şeklinde sorulmuş, muris “HAYIR” cevabını onaylamış ve formun altını imzalamıştır. Belirtilen hastalıklar “kalp ve damar hastalıkları, kan hastalıkları, felç, yüksek tansiyon, şeker ve kan şekeri yüksekliği, tüberküloz, kanser, böbrek ve mesane rahatsızlıkları, mide, akciğer, karaciğer, safra kesesi, dalak, pankreas rahatsızlıkları, ruh ve sinir rahatsızlıkları, kalıtsal hastalıklar” şeklindedir. Somut olayda Hakem Heyeti tarafından alınan Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı doktor raporunda, murise 2015 yılı Şubat ayında koah teşhisi konulduğu, 2016 senesi Ağustos ayında ise safra kesesi rahatsızlığı teşhisi konulduğu, 11/12/2017 tarihinde murisin pnömoni (zatürre), solunum yetmezliği tanıları altında kalp durması nedeni ile vefat ettiği, kalp yetmezliği ve koah hastalığı olan kişilerin ilaç tedavisi ile senelerce yaşamını sürdürebildiği, murisin hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı olmadığı,belirtilmiş, İtiraz Hakem Heyeti’nce başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Alınan rapor hüküm tesisi için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacılar murisinin daha önce tedavi gördüğü hastanelerden, poliçe tarihinden öncesine ait tedavi evraklarının tümünün celp edilerek, murisin akciğer rahatsızlığı (zatürre,koah) ve kalp yetmezliği rahatsızlığının poliçe tanzim tarihi öncesinde var olup olmadığına ve murisin daha önce geçirdiği koah ve kalp yetmezliği rahatsızlığı ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.