(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/25519 E. , 2016/15130 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdi…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/25519 E. , 2016/15130 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, Şanlıurfa Havaalanı’nda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi ile husumet itirazında bulunarak haksız açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketi, cevap dilekçesinde davanın haksız ve yersiz açıldığını savunarak reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı vekili, iş sözleşmesinin ihale süresinin bitmesinden sonra haksız olarak davalı işverence feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı şirket ise, davacının iş sözleşmesi ile verilen nakil yetkisi ve yönetim hakkı çerçevesinde adresleri bildirilen işyerlerinden birinde işe başlamak üzere başvurmaması ve 31.12.2012 tarihinde nakledildiği yere gitmemesi nedeniyle feshedildiğini bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatını talep edemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece hükmün gerekçe kısmında, iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiği, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmesine rağmen hüküm fıkrasında ihbar tazminatı talebi reddedilmiştir. Davacı işçi davalı Şirket tarafından 03.12.2012 tarihinde iş sözleşmesindeki nakil yetkisi kullanılarak ... ve .../Ş...'da bulunan işyerlerine nakledilmiş ancak yeni görev yerine gitmeyerek iş sözleşmesini eylemli olarak kendisi feshetmiştir. Davacının nakledildiği işyerine gitmemek suretiyle iş sözleşmesini feshinden sonra davalı şirketin iş sözleşmesinin 13. maddesinde yer alan nakil yetkisini kullanarak yapılan işyeri değişikliğine uymaması nedeniyle yaptığı feshin sonuca etkisi bulunmamaktadır. İş şartları bulunduğu şehirden başka bir şehirde bulunan işyerinde görevlendirilmek suretiyle aleyhe değiştirilen davacının eylemli feshi haklı nedene dayanmakta olup bu nedenle kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi yerinde ise de iş sözleşmesini kendisi fesheden taraf ihbar tazminatı talep edemeyeceğinden Mahkemece hükmün gerekçe kısmında ihbar tazminatına hak kazandığının kabulü yerinde olmadığı gibi hüküm fıkrasında da ihbar tazminatı verilmemesi sonuca etkili değildir. 3-Taraflar arasında davacının hafta tatillerinde ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu da ihtilaflıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda zamanaşımı defi de değerlendirilerek davacının ikili vardiya sistemi ile çalıştığı 28.02.2009- 30.04.2009 dönemi için; hafta tatillerinde, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek alacakları hesaplanmıştır. .... 2.İş Mahkemesinin davalısı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketi olan 2013/ 427 E, 2014/ 480 K sayılı dosyasının 04.02.2014 tarihli oturumunda davacı tanığı olarak dinlenen davacımız ... " .... 2009 yılının 6. ayına kadar 12/24 ve 12/48 vardiya usulüne göre çalıştık. 2009 yılının 6. ayından sonra ise işten çıkarıldığımız tarihe kadar 8/24 olarak çalıştık. Yani 8 saat çalışıyor, 24 saat dinleniyorduk. Haftada toplam 40 saat çalışıyorduk. Bu çalışmamız vardiya sistemine göre devam ediyordu. Dini bayramlarda ve ulusal bayramlarda da normal vardiyamıza göre vardiyamız gelirse çalışıyor, vardiyamız gelmezse çalışmıyorduk. Eğer çalışırsak bunun karşılığında çift yevmiye olarak ücretimizi alıyorduk. Hafta tatillerinde vardiya saatlerimize göre vardiyamız Cumartesi veya Pazar gününe geldiğinde çalışıyor, bunun dışında çalışmıyorduk. " şeklinde yeminli beyanda bulunmuş olup davacının bu beyanı kendisini bağlayacaktır. Söz konusu çalışma sistemine göre davacının hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilemez. Ayrıca dini ve ulusal bayramlarda da vardiyası denk gelip çalışıldığında zamlı ücretinin ödendiğini ifade ettiğine göre bu alacağın hüküm altına alınması da isabetli olmamıştır..Bu sebeple hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4-Mahkemece, 19.02.2014 tarihli kök raporda davacının 01.05.2009 tarihine kadar ikili vardiya sisteminde günde 12 saat çalıştığı kabul edilerek haftada 21 saat üzerinden fazla çalışma alacağı hesaplanmış, hükme esas alınan 18.02.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda da zamanaşımı savunması değerlendirilerek 28.02.2009- 30.04.2009 tarihleri arası için fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Davacı tanığı olarak yine .... 2.İş Mahkemesinin davalısı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şirketi olan 2013/ 427 E, 2014/ 480 K sayılı dosyasının 04.02.2014 tarihli oturumunda dinlenen davacımız " ....2009 yılının 6. ayına kadar 12/24 ve 12/48 vardiya usulüne göre çalıştık. 2009 yılının 6. ayından sonra ise işten çıkarıldığımız tarihe kadar 8/24 olarak çalıştık. Yani 8 saat çalışıyor, 24 saat dinleniyorduk. Haftada toplam 40 saat çalışıyorduk. Bu çalışmamız vardiya sistemine göre devam ediyordu." şeklinde beyanda bulunduğuna göre bu beyanı kendisini bağlayacaktır. Bu sebeple fazla çalışma ücretinin davacının beyanında belirtildiği gibi 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme ve takip eden günde 12 saat çalışıp 48 saat dinlenme şeklinde hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, pesin alınan temyiz harcının istekleri halinde davalılara iadesine, 29.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.