7. Hukuk Dairesi 2024/3795 E. , 2024/5601 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/670 E., 2022/828 K. ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI : ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... ASLİ MÜDAHİLLER : ... vd. DAVA TARİHİ : 05.10.2004 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alucra Asliye Huku…
**7. Hukuk Dairesi 2024/3795 E. , 2024/5601 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/670 E., 2022/828 K. ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... ASIL DAVADA DAVALI : ... BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... ASLİ MÜDAHİLLER : ... vd. DAVA TARİHİ : 05.10.2004 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alucra Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2004/80 E., 2021/206 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada suya el atmanın önlenmesi istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVA 1. Davacı vekili; Çamoluk ... Köyü, Kılıçdere mevkiindeki doğusu dere, batısı Kiraz Kılıçdere taşınmazı, kuzeyi Kamil Kesik taşınmazı ve güneyi yol ile çevrili taşınmazın müvekkilinin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, dava edilen suyun, müvekkil tarafından 1997 yılında yukarıda sınırları belirtilen taşınmazında yaptığı kazı suretiyle yeryüzüne çıkarıldığını, 7 yıldır da kendisi tarafından kullanıldığını, bu su ile taşınmazını bahçe haline getirdiğini, bir çok ağaç ve sebze yetiştirdiğini, başlangıçta az olan su zamanla arttığından, bahçesinin ihtiyacından fazlasını müvekkilin yandaki dereye bırakmak zorunda kaldığını, davalı ve bir kısım taşınmaz sahiplerinin de bu suyu kendi taşınmazlarında kullanmaya başladıklarını, ancak bu kişilerin taşınmazlarını sularken gerçekte köy sulama suyundan sıra ile yararlandıklarını, müvekkilin taşınmazından çıkan suya ihtiyaçları olmadığını, suyun genel su olmadığını, su üzerinde, şahıs davacıların öncelikli ve kadim kullanım hakları bulunmadığı gibi, kazı ile çıkarıldığı ve genel su niteliğini taşımadığı için de köy tüzel kişiliğinin hakkının olmadığını, suyun özel su olduğunu ve müvekkilin taşınmazlarını sulaması için bu suya ihtiyacının olduğunu belirterek; davalıların, müvekkilin hüküm ve tasarrufu altında bulunan suya ve su kaynağına, su üzerindeki hakkına yönelik müdahalesinin ve muarazasının men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.