Hukuk Genel Kurulu 2022/195 E. , 2022/1778 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen “kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Marmaris Kadastro Mahkemesince davacıların ve müdahil davacıların davasının reddine, birleştirilen 1991/450 Esas sayılı davanın reddine ve Orman İdaresinin istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyizi üz…
**Hukuk Genel Kurulu 2022/195 E. , 2022/1778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi 1. Taraflar arasında birleştirilerek görülen “kadastro tespitine itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Marmaris Kadastro Mahkemesince davacıların ve müdahil davacıların davasının reddine, birleştirilen 1991/450 Esas sayılı davanın reddine ve Orman İdaresinin istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, davalı ...’un karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozma kararı kaldırılmış ve hüküm değişik gerekçeyle bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Asıl Davada Davacı İstemi: 4. Davacılar ... ve arkadaşları vekili Marmaris Kadastro Mahkemesine sunduğu 01.08.1991 havale tarihli dava dilekçesinde; Marmaris ilçesi Karaca köyü kadastro çalışmaları neticesinde davalı adına tespit gören dava konusu 260 ve 263 parsel sayılı taşınmazların müvekkilleri ile murislerine ait 07.02.1962 tarihli ve 1, 2 ve 3 numarada kayıtlı kadim ve sahih tapu kayıtları içerisinde kaldığını, bilirkişilerin yalan beyanı ile davalı adına tespit gördüğünü, dayandıkları tapu kayıtları geldisinin ... Valide Sultan Vakfından tesis edildiğini, icareteynli bir vakıf olduğunu, mutasarrıfının da Hacı ... Efendi ve onun mirasçıları olduğunu, 2762 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince 1961 yılında taviz bedeli ödenerek taşınmazların mülkiyetini kazandıklarını, bu durumun Eylül/1340 tarihli geldi kaydında yazılı olduğunu, icareteynli vakıf taşınmazların üçüncü kişilerce kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, ormanların devleştirilmesi ve bir kısım yerlerin kamulaştırılması için tapu maliklerine ödeme yapıldığı gibi 1936-1937 yıllarında yapılan tahrirde de taşınmazların tapu malikleri adına kayıt edildiğini ileri sürerek davalı adına yapılan tespitin iptali ile müvekkilleri ve diğer paydaşlar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare sunduğu tarihsiz dilekçesinde; dayandıkları tapunun geldi kayıtlarının 1290/Mart tarihli, defter 9 ve varak 18, 19 ve 20’de kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazların geldi çiftlik tapu kayıtları kapsamında kaldığını beyan etmiştir.