10. Hukuk Dairesi 2024/1448 E. , 2025/589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1996 E., 2023/1922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/241 E., 2022/296 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye
**10. Hukuk Dairesi 2024/1448 E. , 2025/589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1996 E., 2023/1922 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/241 E., 2022/296 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi olan ve asıl işveren ... Oto. A.Ş.'ye ait iş yerinde, davalı alt işveren ... Yapı ... A.Ş. işçisi olarak çalışan ...'ın, 19.07.2019 tarihinde iş yerinde çalışırken geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ... Oto. San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının diğer davalının çalışanı olduğunu, müvekkili şirketin, kadın-erkek WC ve duş genişlemesi işlerini diğer davalı şirketten satın aldığını ve yegane ticari faaliyetinin otomotiv imali ve ithali olduğunu, yapılan işle ilgili olmayan ek inşaat yapımı ve bina onarımı işini alan diğer davalı ile arasındaki ilişkinin asıl - alt işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkili şirketin revirinde her türlü nitelikli ve yeterli tıbbi teçhizat bulunduğunu, iş kazasının meydana gelmesinde bir kusurunun da bulunmadığını, talep edilen manevi tazminat talebinin de fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Yapı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, diğer davalıdan "... Fabrikası Kamyon Alan Kadın-Erkek WC ve Duş Genişlemesi" işini aldığını, ölen sigortalının; fayans, seramik ve koro döşeme ustası olarak işi koordine ettiğini ve talimat verdiğini, işe girişte alınan muayene raporunda, fayans işinde bedenen çalışmaya elverişli olduğunun belirtildiğini, olay günü ağır bir iş yapmadığını, rutin işleyişi kontrol ve koordine ettiğini, meydana gelen olayda müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin de yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelmesinde davalıların kusurları bulunmadığı, ölenin geçirdiği kalp krizi ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılarca iş yerinde rutin sağlık kontrollerinin yapılmadığını, dinlenilen tanıkların davalılar bünyesinde çalışan tanıklar olduğunu ve beyanlarına itibar edilmeyeceğini, kazanın, iş yerindeki şartlardan ve faktörlerden kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde kaçınılmazlık faktörü etkili olsa dahi tazminat belirlenirken işverenin %60 kusurlu kabul edilmesi gerektiğini, olayın iş kazası olarak kabul edilmesi karşısında, davacılar lehine manevi tazminata hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğinden; SGK müfettişlerince düzenlenen 12.01.2021 tarihli inceleme raporunda özetle; "olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca iş kazası olduğunun, sigortalının kalp krizi sonucu ölümünde işverenin kusuru bulunmadığından, işveren hakkında anılan Kanun'un 21/1 ve 76. maddelerinin uygulanmaması gerektiğinin" belirtildiği, dava konusu iş kazasına ilişkin Bozüyük C. Başsavcılığının 2019/2642 sayılı soruşturma dosyasında; davacıların murisi olan ...'ın kalp krizi sonucu ölmesi olayında, somut olarak şüpheli herhangi bir durumun tespit edilememesi ve kimseye atfedilecek bir kusurun olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Mahkemece hükme esas alınan ve aralarında kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanının da yer aldığı iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen 05.01.2022 tarihli kök ve 31.05.2022 tarihli ek kusur raporlarında da sigortalının ölümünün bünyesel faktörlere bağlı olduğunun, davalı işverenlerin bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, somut olayda; kalp rahatsızlıkları sonucu gerçekleşen ve bünyesel faktörden kaynaklanan ölümde işverenin sorumlu tutulmasının mümkün bulunmaması, hükme esas alınan ve sigortalının ölümünün bünyesel faktörlere bağlı olduğunu, davalı işverenlerin bir kusurunun bulunmadığını mütalaa eden 05.01.2022 tarihli kök ve 31.05.2022 tarihli ek kusur raporlarının da aralarında kardiyoloji ve göğüs hastalıkları/iş ve meslek hastalıkları uzmanının da yer aldığı ve aynı zamanda iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanı heyetçe ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiğinin, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğunun, dosya kapsamından da olay günü öleni iş yerinde rutin dışında bir gerginlik ve stres içine sokacak herhangi bir olayın meydana gelmediğinin anlaşılması, sigortalının yaptığı işin niteliği ve çalışma süresi dikkate alındığında, kalp krizini tetikleyecek bir bedensel bir zorlamanın da söz konusu olmaması ve ölümün kendisinde mevcut bulunan bünyesel faktörler zemininde gelişmesi hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece anılan raporlara itibar edilerek davacıların murisi ...'ın ölümüne neden olan iş kazasının meydana gelmesinde davalıların kusursuz oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediğinden davacıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının eşinin tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.