10. Ceza Dairesi 2023/13534 E. , 2024/26034 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeks…
**10. Ceza Dairesi 2023/13534 E. , 2024/26034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 21.06.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/3138 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63306 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63306 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Sanığın 20.10.2017 tarihli uyuşturucu kullanmak suçundan hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/05/2018 tarihli ve 2017/89825 soruşturma, 2018/1531 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesini müteakip, sanığın tedavi ve denetim tedbirine ısrarla uymaması nedeniyle sanık hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılaması sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 21.06.2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği, Somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararının tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince sanığın bilinen son adresine çıkartılan tebligatın 25.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte, bu karara ilişkin itiraz süresi olan 15 günlük süre beklenilmeden 31.05.2018 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazısının gönderildiği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı, bu durumda denetim süresinin de başladığının kabul edilemeyeceği cihetle, usulüne uygun bir tedavi ve denetimli serbestlik infaz süreci bulunmadığından kamu davasının açılma koşulu gerçekleşmediğinden sanık hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 20.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2018 tarihli ve 2017/89825 Soruşturma, 2018/1531 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 25.05.2018 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek infazı için 30.05.2018 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlandığı, çağrı yazısı tebliği üzerine Müdürlüğe başvurduğu, 31.05.2018 tarihinde Yükümlü Ön Bilgilendirme formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, 04.07.2018 tarihli hastane kontrol muayenesine gitmemesi nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 29.08.2018 tarihli uyarı yazısının 03.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tedavi programına uyumsuz olması nedeniyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 24.01.2019 tarihli kararı ile dosyanın kapatılmasına karar verilerek 28.01.2019 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2019 tarihli ve 2019/18684 Soruşturma, 2019/7136 Esas, 2019/5624 sayılı iddianamesi ile Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.06.2019 tarihli ve 2019/201 Esas, 2019/525 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2 ve 191/3. maddeleri doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi gerektiği, kararda, karara karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının bulunması gerektiği ve erteleme süresinin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. Somut olayda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın tebliği için, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi gereğince sanığın bilinen son adresine çıkartılan tebligat 25.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; karara ilişkin itiraz süresi olan 15 günlük süre beklenilmeden 31.05.2018 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çağrı yazısının gönderildiği, bu nedenle denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatın hukukî sonuç doğurmayacağı, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması ve infazın sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.06.2019 tarihli ve 2019/201 Esas, 2019/525 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.