3. Ceza Dairesi 2021/7502 E. , 2023/2203 K. "İçtihat Metni" Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğ
**3. Ceza Dairesi 2021/7502 E. , 2023/2203 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Zorunluluk nedeni gösterilmeden SEGBİS vasıtasıyla savunmaların alınmasına, sanıklar ve müdafilerinin yargılamanın hiçbir aşamasında itiraz etmeyerek zımnen kabul etmiş olmaları, bu yöntemle savunma alınması, silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde sanıkların savunmasında zaafiyet yaratmadığının anlaşılması karşısında, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 inci maddesinin 7 inci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir. Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir. Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; I-Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, sanık ... hakkında ise silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; 1-)Sanık ... yönünden; a)Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerektiği nazara alınarak; Dosya kapsamında elde edilen deliller kapsamında, sanığa atfedilen eylemlerin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir nitelikte olmadığı, bu kapsamda öncelikle sanığın geçmiş dönemlerde ... içerisinde faaliyet gösterdiğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 27.12.2019 tarihli ihbar yazısı da gözetilerek, sanık aleyhine beyanda bulunan dosya sanığı ...'ın yeniden dinlenmesinin sağlanması, yine sanığın DAEAŞ silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet yürütüp yürütmediğinin tespitine yönelik UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılması, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunun delillerinin nelerden ibaret olduğu belirtilmeden, sanık savunması akabinde "dosya diğer sanığı ...'ın sanık ile gözaltında iken Fuaad'ın örgüte katıldığı hususunda konuşmalarını duyduğuna dair beyanları" şeklinde anılan ilkelere uymayarak soyut bir kabul ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası'nın 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması, 2-)Sanık ... yönünden; Sair temyiz itirazlarının reddine; Sanığın temyiz aşamasında 09.05.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak ve örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediğini bildirmesi karşısında, öncelikle sanığın duruşmada hazır edilerek etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları da anlatılarak ayrıntılı ifadesinin alınması, vereceği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması, 3-)Sanık ... yönünden; a) Mahkeme kabulüne göre "sanığın dükkan işlettiği için DAEŞ'in zorlaması ile örgüte 500 Dolar zekat adı altında para verdiği" şeklindeki beyanı gerekçe gösterilerek eyleminin örgüte yardım suçunu oluşturduğu kabul edilmişse de; Emniyet Genel Müdürlüğünün 27.12.2019 tarihli ihbar yazısında sanığın "2003 yılında Irak El Kaidesi içerisinde savaşçı olarak faaliyet göstermeye başladığı, sonrasında ... içerisinde savaşmaya devam ettiği, son olarak ise örgüt içinde Telafer ve Musul'da sözde emir olarak faaliyet yürüttüğünün" belirtilmesi karşısında; öncelikle sanığın örgüt içerisinde bir eğitim alıp almadığı, kod adı kullanıp kullanmadığı, örgütün eylemlerine katılıp katılmadığının ve örgütsel bir bağlantısının olup olmadığının tespit edilmesi bakımından, sanığın örgüt hiyerarşisi içerisine ne şekilde girdiğinin, örgüt üyesi, milis veya örgüte yardım eden konumda olup olmadığının UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırılması, sanık hakkında bilgi ve beyana rastlanması halinde söz konusu delillerin ve ifade tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmesi, var ise beyanda bulunan kişilerin duruşmada tanık olarak beyanlarının alınması, toplanacak tüm bu delillerin CMK'nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunması ve tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, b)Kabul ve uygulamaya göre ise; b.1)Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddeleri olarak TCK’nın 314/3 ve 220/7 inci maddelerinin de belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b.2)Sanık hakkında hüküm kurulurken TCK'nın 220/7 inci maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi uyarınca artırım yapılırken 1 yıl 18 ay yerine 2 yıl 6 ay, TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 13 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak belirlenerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, tutuklu sanıklar ... ve ... hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirdikleri süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddine, sanık ... yönünden CMK'nın 307/5 maddesi gereğince kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesi uyarınca dosyanın ... Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.