5. Ceza Dairesi 2013/8565 E. , 2013/6889 K. "" İhaleye fesat karıştırma suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında, şüphelilerin kullandıkları cep telefonlarının 01/02/2012-05/03/2012 tarihleri ile 15/09/2012-15/10/2012 tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespiti talebinin, Cumhuriyet Savcısının bu işlemi kendisi yapabileceği gerekçesiyle reddine dair Ankara 3. S…
**5. Ceza Dairesi 2013/8565 E. , 2013/6889 K.** **"İçtihat Metni"** İhaleye fesat karıştırma suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sırasında, şüphelilerin kullandıkları cep telefonlarının 01/02/2012-05/03/2012 tarihleri ile 15/09/2012-15/10/2012 tarihleri arasındaki iletişimlerinin tespiti talebinin, Cumhuriyet Savcısının bu işlemi kendisi yapabileceği gerekçesiyle reddine dair Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2013 tarihli ve 2013/165 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/02/2013 tarihli ve 2013/45 değişik iş sayılı kararının; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 135. maddesinde yer alan "Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet Savcısı kararını derhal hakimin onayına sunar ve hakim, kararını en geç yirmidört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde tedbir Cumhuriyet Savcısı tarafından derhal kaldırılır." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda iletişimi tespit edilmesi istenen kişilerin şüpheli konumunda oldukları ve bu kişilerin kullandıkları cep telefonlarına yönelik iletişim tespitinin ancak hakim kararı ile veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yine hakim onayına sunulmak kaydı ile Cumhuriyet Savcısının kararıyla yapılabileceği cihetle, yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 24/04/2013 gün ve 94660652-105-06-2209-2013/6618/26637 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü: Dosya içeriğine nazaran kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde olduğundan Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 06/02/2013 gün ve 2013/45 Değişik İş sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.