13. Hukuk Dairesi 2014/29454 E. , 2016/3981 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıya verdiği borç karşılığında 13.250 YTL'lik senet aldığını, senet bedeli ödenmediğinden tahsili için icra takibinde bulundu…
**13. Hukuk Dairesi 2014/29454 E. , 2016/3981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıya verdiği borç karşılığında 13.250 YTL'lik senet aldığını, senet bedeli ödenmediğinden tahsili için icra takibinde bulunduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine dair verilen hüküm, dairemizin 2010/8722Esas, 2010/11193Karar sayılı 13.09.2010 tarihli ilamıyla bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yine davanın reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, verdiği borca karşılık davalıdan 13.250.000.000 TL miktarlı senet aldığını, senet bedeli ödenmediği için icra takibi yaptığını belirterek, itirazın iptali talepli bu davayı açmıştır. Davalı ise senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, icra takibine itiraz etmiştir. Mahkemece, tanzim tarihi bulunmadığı için adi senet hükmünde olan belgenin yazılı delil başlangıcı olduğu ve davacının davasını yasal delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, 05.03.2008 tarihinde davanın reddine karar verilmiş; tanzim tarihi bulunmayan, adi senet olan belgenin yazılı delil başlangıcı değil, borç ikrarını içeren yazılı delil olduğu belirtilerek, davalı da belgedeki imzayı inkar ettiğine göre, senet üzerinde imza incelemesi yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi yönünde hüküm bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada ise imza incelemesi yaptırılacağı sırada, davaya konu senet aslı dosyada bulunamamıştır. Bu nedenle, yine davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece 05.07.2006 tarihli oturumda belge asıllarının yazı işleri müdürüne onaylattırılarak dosyaya konulması istenilmiş; bunun üzerine aynı tarihte belge aslının ibraz edilmesi suretiyle yazı işleri müdürünün “aslı gibidir” kaşesi de vurulmak suretiyle belge fotokopisi dosyaya kazandırılmıştır. Hatta, 17.01.2007 tarihli celsede belge aslının sunulduğundan zabıtta da bahsedilmiştir. Bu husus, her ne kadar yazı işleri müdürünün 05.02.2012 tarihli yazısıyla, senet aslının kasada olmadığı belirtilmiş ise de, senet aslının kasaya alındığının göstergesidir. Hal böyle olunca, belge aslının daha ayrıntılı şekilde araştırılıp bulunarak, gerekli incelemenin yapılması suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırmaya dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.