12. Ceza Dairesi 2023/6733 E. , 2024/4412 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2676 E., 2023/2780 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilme…
**12. Ceza Dairesi 2023/6733 E. , 2024/4412 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2676 E., 2023/2780 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223.maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 86. maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 58. maddesi gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2020/1965 E. 2021/2046 K. sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 23. maddesinin birinci fıkrası ve 86. maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 89.maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin üçüncü fıkrası, 62.maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2023 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 23. maddesinin birinci fıkrası ve 86. maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 89.maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin üçüncü fıkrası, 62.maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; Yerel Mahkemenin hakkında yaralama suçundan tesis ettiği beraat kararının usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine, Mahkemenin gerekçesinde kasten yaralama eylemi işlendiği sırada ve bilinçli taksir şeklindeki değerlendirmesini kabul etmediğine, Savcılığın mütalaasını kabul etmediğine, ayrıca gerek yerel mahkemenin, gerekse de Bölge Mahkemesinin aleyhine olan yorum ve kanaatlerine katılmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; "...her ne kadar sanık aşamalardaki savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemiş, mağdurda kollukta oğlu olan sanığın kendisini darp ettiğine ilişkin beyanından mahkeme huzurunda vazgeçmiş ise de; mağdur hakkında tanzim edilen adli muayene raporunun mağdurun kollukta olayın sıcaklığıyla vermiş olduğu beyanla örtüştüğü ve olay anında tanık olan mahkememizce de olayı samimi bir şekilde doğru olarak yansıttığı değerlendirilen tanık ...'ın darp sonrası yere düşen nenesinin ağladığını ve babasının yaptığını içeren aktarımı beraber değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve maddi gerçeği yansıtmaktan ziyade atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, mağdurun mahkemedeki anlatımının ise oğlu olan sanığı koruma içgüdüsüyle dile getirildiği; adli muayene raporuyla uyumlu mağdurun olayın sıcaklığıyla vermiş olduğu ifadeye üstünlük tanınmasının şüpheye mahal bırakmayacak şekilde net olduğu kanaatine varılmıştır. Ulaşılan bu kanaat doğrultusunda; Sanık ...'nun annesi olan mağduru darp etmek suretiyle, üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği..." kanaati ile sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223.maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat; kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 86. maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 87. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 58. maddesi gereğince 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın 5237 sayılı TCK'nın 23. maddesinin birinci fıkrası ve 86. maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 89.maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin üçüncü fıkrası, 62.maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.06.2023 tarihli kararıyla; "...Oluş ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın aynı ikamette birlikte kaldıkları annesi olan mağdur ile tartıştıkları, sanığın annesi olan mağdura vurması üzerine mağdurun dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığının 07.06.2021 tarihli adli rapor içeriğine göre, mağdur ...'nun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde yaralanmasına sebep olduğu olaya ilişkin mağdur ...'nun 30.01.2022 tarihinde temyiz aşamasında öldüğü anlaşılmakla; sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda şüphe oluştuğundan, mağdur ...'na ait hastane kayıtlarının tamamı dosya kapsamına alınarak, mağdura yapılmış ise otopsi evrakının ve tüm tedavi belgelerinin dosyaya getirtilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, illiyet bağı tespit edilmesi durumunda suç vasfının değişeceği ve sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, ilgili hususta gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verildikten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurumundan aldırılan 27/09/2023 tarihli rapora göre, ölen Dulkadın Beslekoğlu'nun 30/01/2021 tarihinde tedavi gördüğü Finike Devlet Hastanesinde Covid-19 hastalığına bağlı olarak öldüğü, 27/07/2019 tarihinde maruz kaldığı darp ve düşmeye bağlı yaralanması ile tedavi gördüğü hastanede 30/01/2022 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığının belirlendiği ve 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 23. maddesinin birinci fıkrası ve 86. maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla, 89.maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 22. maddesinin üçüncü fıkrası, 62.maddesinin birinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Oluş ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde sanığın aynı ikamette birlikte kaldıkları annesi olan mağdur ile tartıştıkları, sanığın annesi olan mağdura vurması üzerine mağdurun dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı başkanlığının 07.06.2021 tarihli adli rapor içeriğine göre, mağdur ...'nun yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yetirilmesi niteliğinde yaralanmasına sebep olduğu olaya ilişkin Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrasının, aynı Kanunun 89.maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezaya etkili olmadığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Finike Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.