11. Hukuk Dairesi 2010/4661 E. , 2011/15449 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2009/136-2009/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4661 E. , 2011/15449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2009/136-2009/681 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin Hırdavat San. ve Tic. Ltd. Şti.nin hissedarı iken, davalı ... ile 112.000 TL üzerinden hisse devri hususunda anlaştıklarını, 11.07.2008 tarihinde müvekkiline vekaleten davalı ... tarafından noterde hisse devrinin gerçekleştiğini, sözleşmede devir bedelinin 62.500,00 TL olarak gösterildiğini, ancak ne müvekkiline ne de vekil kılınan diğer davalıya devir bedelinin ödenmediğini, şirketin hisse devir tarihinde 1 trilyon liraya yakın malı olmasına rağmen %25 şirket hissesine 62.500,00 TL değer biçilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olup yapılan işlemin gabinle sakat olduğunu, bedeli alınmadan hisse devrinin vekaletin kötüye kullanılması olduğunu belirterek, hisse devir sözleşmesinin iptaline, hisselerin iadesine, aksi takdirde hisse devir bedeli olan 62.500,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; davacının şirket müdürlüğünden istifa ettiğini ve davacının hisselerinin devri hususunda anlaşma yapıldığını, hisse devrinin T.T.K'nun 520. maddesine göre gerçekleştirildiğini, hisse bedelinin ödendiğini ve davacı tarafından tamamen ve nakden alındığı hususunda sözleşmede kayıt bulunduğunu, hisse devrinin pay defterine kaydedildiğini, ortaklar kurulu kararının davacı tarafça itiraz edilmeksizin imzalandığını ve 28.07.2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davacının 21 yılı aşkın süre şirket müdürlüğü yapmış olup tecrübesizliğinden ve müzayaka halinden bahsedilemeyeceğini, davacının tanık dinletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ...; davacıdan aldığı vekaletname kapsamında şirket hisselerini davalı ...'a devrettiğini, bu devir neticesinde herhangi bir para almadığını, her iki tarafın da daha sonra aralarında alacak verecek hesabı yapacaklarını söylediklerini, dava dilekçesinde belirtilen hususların doğru olması sebebiyle davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davacının hisse devri konusunda vekalet verdiği davalı ile diğer davalı arasında noterlikte düzenlenen 11.07.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerin devredildiği, sözleşmede hisse devir bedelinin nakden ve tamamen ödendiği ve davacı tarafından da alındığı hususunun açıkça beyan edildiği, hisse devri ve ortaklıktan ayrılma kararının 21.07.2008 tarihinde pay defterine kaydedildiği, kararın davacı tarafından itirazı kayıt konulmaksızın imzalandığı, ortaklar kurulu kararının 28.07.2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, uzun süre şirketin müdür ve hissedarı olan davacının tecrübesizliğinden ve müzayaka halinde bulunduğundan bahsedilemeyeceği ve gabin iddiasının da dinlenemeyeceği, sözleşmedeki bedelin ödenmediği konusundaki iddiaların aynı nitelikte kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından davalılardan ...'a teklif edilen yeminin davalı tarafından kabul edilerek, hisse devir bedelinin davacıya ödendiği konusunda yemin edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalılardan ... temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, davacı taraf davada kendi vekili olarak hareket eden Bülent'e de husumet yöneltmiş ve dava dilekçesinde herhangi bir ayrım yapmayarak hisse bedelinin her iki davalıyı da kapsayacak şekilde tahsili talebinde bulunmuş ve davalı ... de davaya cevap vermiş ve davacının iddialarının doğru olduğunu kabul etmiştir. Buna rağmen, mahkemece kararda bu davalının davaya cevap vermediği ve duruşmaya katılmadığı ifadelerine yer verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 388. maddesinde mahkeme kararının neler içereceği belirtilmiş olup, bu hali ile mahkeme kararı davalı ... yönünden anılan Kanun'un 388/3 maddesine aykırıdır. Bu itibarla, mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3- Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, hukuki yarar dava şartı olup, temyiz davasında da bu husus geçerlidir. Mahkemece bu davalı aleyhine açılan dava reddedildiğinden, davalı ...'in kararı temyiz etmekte hukuki yararı mevcut değildir. Bu itibarla bu davalının temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bendde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bendde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bendde açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı bakiye 01,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.