11. Hukuk Dairesi 2011/11683 E. , 2011/14279 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2009 gün ve 2007/413-2009/190 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/06/2011 gün ve 2009/8549-2011/7510 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2011/11683 E. , 2011/14279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Tavşanlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2009 gün ve 2007/413-2009/190 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/06/2011 gün ve 2009/8549-2011/7510 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı ..., 17.12.2007 havale tarihli dava ve aşamada sunduğu ıslah dilekçesiyle, davalı şirketin bir aile şirketi olup %50 pay sahibi olduğunu, bu payını 07.06.2006 tarihli noter devir sözleşmesi ile ağabeyinin eşi diğer davalıya devir ettiğini, ancak devir bedelinin ödenmediği gibi hisse devrinin TTK’nun 520. maddesindeki koşulları taşımadığını, pay defterine işlenmediğini, güveninin kötüye kullanıldığını ileri sürerek öncelikle hisse devir sözleşmesinin iptaline, olmadığı takdirde devrin geçerli olmaması nedeniyle müvekkilinin ortaklığının devam ettiğinin tespitine, bu istemin de kabul edilmemesi halinde hisse devir bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirkete husumet düşmeyeceğini, devrin yasal koşulları taşıdığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davalı şirketteki payını noter devir sözleşmesi ile diğer davalıya devir ettiği, devir bedelini aldığının sözleşmede açıklandığı, davacının ayrıca ibraname verdiği, alacak bakımından yemin deliline de başvurulmadığı, hisse devrine ortakların tamamının muvafakat ettiği, keyfiyetin daha sonra pay defterine yazıldığı, bu defterin niteliği gereği tasdik mecburiyetinin olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21/06/2011 tarihli kararıyla yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/20/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.