(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/9837 E. , 2015/22145 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/9837 E. , 2015/22145 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı ... bağlı öğrenci yurdunda sürekli değişen alt işverenler nezdinde aralıksız olarak çalıştığını, yurdun kapanması üzerine iş akdine 30.06.2013 tarihi itibariyle son verildiğini, yurdun kapanmasından sonra davalı şirket ofiste çalışması için bir yazıyla kendisini davet etse de, ofiste bir faaliyet olmadığından bu davetin samimiyetten uzak olduğunu, davet yazısında iş tanımı dahi yapılmadığını, davalı şirketin maaşlarını da düzenli ödemediğini, bu sebeplerle yapılan davete icabet edilemeyeceğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı ... Genel Müdürlüğü, davacı ile davalı vakıf arasında işçi-işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, vakfın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket, davalı vakıf ile aralarında, vakfın ... Şubesi müdürlüğünün bina, tesis ve müştemilatının(iç ve dış) her türlü temizliğinin şirketleri tarafından yapılması için taşeronluk sözleşmesi akdedildiğini, davalı vakfın 15.04.2013 tarihli yazı ile ekonomik sebeplerle yönetimin bir kısım yurtları kapatma kararı aldığını, 30.06.2013 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedileceğini davalı şirkete bildirdiğini, şirketin de bu sebeple çalışanlarını aynı şekilde aynı şartlarda başka işyerlerine yönlendirmek amacıyla yazılı bildirim yaptığını, davacıyı da özlük hakları korunarak şirket merkez kadrosuna davet ettiklerini, davacının tebligatı almaktan imtina ettiğini, davacının 07.06.2013 tarihli yazı ile yeni görevlendirildiği işyerine gelmeyeceğini şirkete bildirdiğini, bunun üzerine şirketçe 18.06.2013 tarihli yazı ile 01.07.2013 tarihinden itibaren şirket merkezinde çalışmaya davet edildiği, davacının yazıyı tebellüğ etmeyerek 01.07.2013 tarihinde de işbaşı yapmadığını, tutanak tutularak haklı sebeple iş akdinin feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı yanlar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının işçilik alacaklarından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, her ne kadar davalı işyerinin kapanması nedeniyle davacıyı ve diğer 5 işçiyi şirketin merkezine davet etmiş ise de; davacı ve diğer işçilerin daha önce ücretlerini de zamanında ödemeyerek davacının güvenini kaybeden davalının, hizmet ve üretim faaliyeti olmadığı anlaşılan merkez büro işyerine çalışmaya davet etmesinin, -davacıya yapacağı somut iş ve işyeri göstermemesi de dikkate alındığında- davacının ihbar ve kıdem tazminatı hakkından vazgeçerek zorla işten ayrılmaya zorlama niteliğinde olduğu kanaatine varıldığından, davacının iş sözleşmesinin davalı yanca, işyerinin kapanması nedeniyle yasada sayılan haklı nedenler olmaksızın ve bildirim süresine uyulmaksızın feshedildiğinden, davacının ihbar ve kıdem tazminatı alacaklısı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin alt işvereni olduğu işyerinin kapanması üzerine, davacıya merkez ofiste iş teklifinde bulunmasının samimi olup olmadığı ve işin mevsimlik iş olup olmadığı ile davacının davalı işyeri öğrenci yurdunda çalışmadığı yaz aylarının kıdem tazminatı hesabında hizmet süresinde dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davalı vakfın, davacının çalıştığı öğrenci yurdunu kapatma kararı alması üzerine, davalı şirketçe, davacıya Alsancak/... adresindeki merkez ofiste çalışma teklif edilmiştir. Mahkemece, gerekçesiz olarak bu teklifin samimi olmadığı kanaatiyle feshin haksız olduğuna, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne karar verilmiş olup eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Yapılacak iş, mahkemece, davalı şirketin merkez ofisinde refakete insan kaynakları uzmanı bilirkişi alınarak keşif yapılması, merkez ofisin fesih tarihi itibariyle faaliyette olup olmadığı, ayrıca aynı davalı şirketin yeni ihaleler alıp almadığı hususları araştırılarak davacının çalıştırılacağı işyeri olup olmadığının tespiti ile çıkacak sonuca göre bir karar verilmesidir. 3-Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde sürdürüldüğü veya tüm yıl boyunca çalışılmakla birlikte çalışmanın yılın belirli dönemlerinde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer dönemlerinde iş sözleşmelerinin, ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektirdiği işler mevsimlik iş olarak değerlendirilir. Uygulamada tam yıl çalışılması gereken ve devamlılığı olan bir işte, işçilerin işlerine 1-2 ay ara vererek mevsimlik olarak çalıştıkları birçok olayda gözlemlenmektedir. Tam bir yıldan daha az sürmüş olan bu tür çalışmalarda, mevsimlik iş kriterlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan, sırf bir yıldan az çalışma olduğu gerekçesiyle çalışmanın mevsimlik olduğunu kabul etmek doğru değildir. Bir işyerinde iş kolundaki faaliyeti yılın her dönemi yapılıyor, ancak bazı işçiler yılın belirli bir zamanında çalıştırılmakta ise, bu işçilerin aralıklı çalıştıkları kabul edilmelidir. Zira bu durumda yapılan işin mevsimlik iş olarak kabulü mümkün değildir. Ancak, işin niteliği ister mevsimlik iş ister aralıklı çalışma olsun işçinin iş sözleşmesinin askıda olduğu süreler kıdem süresinden sayılmamalıdır. Somut olayda, davalı işyeri davalı vakfa bağlı öğrenci yurdu olup yaz aylarında 2 ay süreyle kapalı olduğu taraflar arasında ihtilafsızdır. İhtilaf, çalışma dönemindeki her yıl çalışılmayan 2 aylık sürenin kıdem tazminatı hesabında hizmet süresi hesabında dikkate alıp alınmayacağı noktasındadır. Yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği üzere, işin niteliği mevsimlik iş olmayıp aralıklı çalışmadır. Bilirkişi tarafından, aralıklı çalışma olduğu tespit edilmesine rağmen askı süreleri dışlanmamıştır. Bu nedenlerle, kıdem tazminatı hesabında aralıklı çalışma dönemlerinin hizmet süresine dahil edilmesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.