T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1164 Esas KARAR NO: 2026/651 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/78 Esas- 2022/710 Karar TARİH: 26/10/2022 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1164 Esas KARAR NO: 2026/651 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/78 Esas- 2022/710 Karar TARİH: 26/10/2022 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tapuda ....... İli, ...İlçesi, ... Mah., ... Ada .. Parsel olarak kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak öncelikli olarak .... Şti. ile müvekkilİ şirketin selefi ...A.Ş. arasında 16.01.2004 tarihli protokol akdedilerek taşınmazın ilgili amblem ve marka altında akaryakıt istasyonu olarak işletilmesi hususunda 15 yıl süreli intifa hakkı tesisi ve 200.000 USD bakım onarım bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, akabinde ... şirketinin ortağı ...'ın istasyonun bulunduğu taşınmazdaki hissesinin 1/2'sini ...'e sattığını ve bundan sonra taşınmazın maliklerinden olan ... ve ...'in huzurdaki davanın davalılardan olan ... Şirketini kurduklarını, bu kurulan davalı şirket ile ...A.Ş. arasında ise daha sonrasında 08.09.2004 tarihli protokol akdedildiğini, ilgili 08.09.2004 tarihli protokol kapsamında davalı şirketin, ...A.Ş. ile ... şirketi arasında daha evvel akdedilen ve başta 16.01.2004 tarihli protokol olmak üzere tüm sözleşmesel yükümlülükleri devraldığını ve ayrıca kendisine 12 ay geri ödemesiz ve takip eden dönemde de 24 ay içerisinde faizsiz olarak geri ödenmek üzere kredi verildiğini, davalı şirket tarafından ayrıca aynı protokol kapsamında doğan ve doğacak borçlarının teminatı olarak 300.000.000.000 TL bedelli teminat ipoteği verilmesinin de kabul ve taahhüt edildiğini, akabinde ise müvekkili şirketin selefleri ...A.Ş. ile ... Ltd. Şirketinin kısmi bölünme yoluyla birleşmesi neticesinde müvekkili şirket kurulduğunu ve taraflar arasındaki sözleşmelerin müvekkili şirkete devrolunduğunu ve tüm bu sözleşmesel ilişkilerin davalı şirket ile müvekkili şirket arasında karşılıklı olarak devam ettirildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirketler aleyhine açılan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 Esas sayılı alacak davasında her ne kadar müvekkili şirketin alacağı ve dolayısıyla da davalı şirketlerin müvekkili şirkete borçlu olduğu tespit edilmişse de, söz konusu davanın sözleşmelerin devamı sırasında açılmış olması nedeniyle usul yönünden erken açıldığı gerekçesi ile reddedildiğini, fakat ilgili dosyada davalı şirketlerin müvekkili şirkete borçlu olduğunun bilirkişi raporları ile tespit edildiğini beyanla taraflar arasındaki sözleşmelerin rekabet mevzuatı ve kararları çerçevesinde süresinden evvel sona ermesi nedeniyle, bakım, onarım tadilat ve tamirata katkıda bulunmak amacıyla ödenen ve sözleşmelerin hukuken ve fiilen imkansız hale gelen kısmı için kıstelyevm usulü ile hesap edilen tutar olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 147.576 TL'nin denkleştirici adalet prensibi uyarınca hesaplanacak ve tespit edilerek güncellenmiş bedeli ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketlere yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ......... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda dikey ilişkinin başlama tarihinin 16.01.2004, sözleşmenin olağan bitiş süresinin de 16.01.2019 olduğunu, davacının dikey ilişki kapsamında yapmış olduğu kazandırmaların Rekabet Kurulu kararı gereği 18.09.2010 tarihinde son bulduğunu, davacının 18.09.2010 tarihini aşan ödemeleri işbu dava ile sebepsiz zenginleş -me hükümleri çerçevesinde talep ettiğini, davacı tarafından sebepsiz zenginleşmenin öğrenildiği tarihin 18.09.2010 olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, tarafları ve konusu aynı olan olaya ilişkin 11.03.2010 tarihinde İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 E. 2016/134 K. sayılı dosyası ile açmış olduğu davada davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine karar verildiğini, davacının anılan kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22.01.2019 tarihli kararı ile davanın erken açıldığına ilişkin hükmün onanmasına karar verildiğini, anılan karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulmadığını, 11.06.2019 tarihinde kararın kesinleştiğini, davalı ... ............ Şti yönünden husumet itirazlarının bulunduğunu, açılmış olan işbu davanın her iki davalının da yerleşim yerimin İzmir olduğunu, yetkili mahkeme İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, davacının taşınmazda bulunan akaryakıt istasyonu için vermekle yükümlü olduğu bakım, onarım masraflarının iadesini talep edemeyeceğini, kullanım hakkı davacıya ait olan istasyonun bakım ve onarım masraflarının davacıya ait olmasının doğal olduğunu, intifa hakkının 15 yıl süre ile verilmiş olmasının sözleşmenin süresini de uzatmayacağını, davacının talebi sebepsiz zenginleşmeye dayandığından müvekkilinin ancak elinde kalanı vermekle yükümlü olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, uzun süreceği inancıyla kurulan bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulunun sınırlayıcı kararı nedeniyle zorunlu olarak feshedilmesi nedeniyle, tesisi kurma, bakım ve onarım için davacının davalıya verdiği 200.000 USD'nin, sözleşmenin kalan kısmına denk gelen miktarının denkleştirici adalet prensibi uyarınca davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, davacının, ilk sözleşmeyi yapan şirketten bölünme suretiyle kurulduğu ve eski sözleşmeyi ve bayilik ilişkisini devraldığı, davacı ile .......... arasında, 16/01/2004 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında davacının davalıya 200.000 USD tesis kurulumu, bakımı ve onarımı için ödeme yaptığı, daha sonra istasyonun davalı ... Şirketine devri konusunda yapılan görüşmeler üzerine davacı ile davalı ... şirketi arasında 08/09/2004 tarihinde protokol yapıldığı, Rekabet Kurulu'nun 12/03/2009 tarihinde aldığı karar ile bayilik sözleşmelerini azami 5 yıl süre ile sınırlandırdığı, davacının bu nedenle zorunlu olarak sözleşmeyi sona erdirdiği, davacı tarafça İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 Esas sayılı dosyasında açtığı davanın, erken açıldığı gerekçesiyle usulden red edilip kesinleştiği, bu davada verilen karar nedeniyle zamanaşımının başlamadığı, taraflar arasındaki sözleşme 15 yıllık olarak kararlaştırılmasına rağmen zorunlu olarak 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiği, davacının talep ettiği miktarın, tesis kurulumu için bir kez verilen ve harcanan bir para olduğu, Rekabet Kurulu'nun kararı nedeniyle kısıtlanan süre boyunca sözleşmenin icra edildiği, davalının bir kusurunun olmadığı, sözleşme süresi 5 yıl olarak kararlaştırılmış olması halinde bu giderin yapılacağının açık olduğu, davalı tarafça erken fesih olmadığından davacının bu nedenle bir zararının olmadığı, bu durumda davalının iadeyle yükümlü olduğu bir miktar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, ancak bu kararın Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğu, davacı şirket tarafından ödenen bedelin nakden ödenen bir bedel olduğu ve sözleşme hükümleri ile kararlaştırılan iade hükümleri karşısında kullanılmayan süreye isabet eden kısmının talep edilebileceği, davada davacı tarafından yapılmış kalıcı bir yatırım bedelinin söz konusu olmadığı, davacı şirket tarafından nakden ödenen bakım, onarım bedelinin kullanılamayan döneme göre iadesine ilişkin alacak davası olduğu ve iadesinin sözleşme hükümleri ile kararlaştırıldığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki alacaklarının talep edilemeyeceğine ilişkin görüş ve kanaatlerin hukuka aykırı olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin Esas No : 2020/151 - Karar No : 2021/6770 sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, taraflar arasında tesis edilen 15 yıl süreli intifa hakkının protokolün asli ve kurucu şartı olduğu ve dolayısıyla da rekabet mevzuatı kapsamında sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle davacının peşin olarak ödediği 200.000 USD bakım onarım bedelinin intifa hakkının kullanılmayan dönemine tekabül eden ve kıstelyevm usulü ile bulunacak kısmını 16.01.2004 tarihli ve 08.09.2004 tarihli protokoller uyarınca davalılardan geri talep hakkı bulunduğu, protokol hükümleri uyarınca, sözleşmedeki yükümlülüklerin davalı ...'nu da bağlayacağı kararlaştırıldığından her iki davalının davacının alacağından sorumlu olduğu ve bu sebeplerle verilen kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve bu sözleşemeye dayanak protokol uyarınca bayiye ödenen istasyon bakım ve onarım bedelinin, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebiyle uygulanamayan kısmına ilişkin kısmının denkleştirici adalet ilkesi uyarınca iadesi talebine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılardan ... .... Şti. ile davacı tarafında devralınan ...A.Ş. arasında 16/01/2004 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu protokolün 5. maddesinin; ".............. bu protokol ile bayilik sözleşmesinin imzalanmasından ve akabinde intifa hakkı ve ipoteğin tesis edilmesin -den sonra bir kereye mahsus olmak üzere istasyonun tesisi, bakım ve onarımında kullanılmak ve bu yoldaki giderlerine katkıda bulunmak amacıyla Bayi'ye, fatura karşılığı nakden ve defaten 200.000 USD + KDV ödeyecektir. Bayilik ilişkisinin Bayi'nin kusuru ile icra edilemez hale gelmesi durumunda Bayi, ........'ın yaptığı peşin ödemenin tamamını USD bazında ...'a iade edecektir. İstasyonun herhangi bir sebeple ve Bayi'nin kusuru olmadan ya da idarenin aldığı bir kararla kapanması halinde ise Bayi, iş bu protokolde sözleşme müddeti olarak öngörülen sürenin bakiye kalan kısmı için ödenen katkı payının süreye oranlanması suretiyle tespit edilecek ve ... tarafından kendisine bildirilecek USD bazındaki meblağı ...'a iade edecektir. Bayi iade ödemede geciktiği beher ay için USD bazında %2 temerrüt faizi ödemeyi kabul etmiştir." şeklinde düzenlendiği, protokolde bayilik sözleşmesinin süresine ilişkin bir düzenleme olmadığı, akaryakıt istasyonun üzerinde bulunduğu taşınmazın 1/2 hissesinin devralınması ile kurulan davalı ... .... Şti. ile davacı tarafından devralınan ...A.Ş. arasında 08/09/2004 tarihli protokolün imzalandığı, protokolün 1. maddesinin ".... ... istasyonu ...'na devir ve teslim etmiş ve ... buna muvafakat etmiştir. Bu nedenle, ... ile ... arasında yeni tip bayilik sözleşmesi akdedilerek, istasyonun bundan böyle ... tarafından işletilmesi konusunda taraflar mutabık kalmışlardır." şeklinde ve 6. maddesinin; "... ile ... arasında akdedilen 16/01/2004 tarihli protokoldeki diğer şartlar, iş bu protokolün ve bayilik sözleşmesinin akdi tarihinden itibaren ...'nu da bağlayacak olup ...'nun bu şartlara aykırı davranması halinde ..., sözleşmeleri feshetme ve bayilik sözleşmesi ile intifa hakkından doğan yetkilerini kullanma hakkını saklı tutmuştur." şeklinde düzenlendiği, devralınan ... ve davalı ... .... Şti. arasında 06/09/2004 tarihli bayilik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 10. maddesinin; "iş bu sözleşmenin süresi ...'ın 16/01/2019 tarihine kadar sahip olduğu intifa hakkı süresince, başka herhangi bir nedenle fesih edilmediği takdirde 1 yıl olup, 1 yılın hitamından 3 ay öncesinden taraflardan biri sözleşmeyi yazılı feshetmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla 1'er yıl daha uzayacaktır. Bu şekilde uzama 5 yıldan fazla olamaz. 5 yılın sonunda taraflar yazılı mutabakatla iş bu sözleşmeyi 5 yıl daha uzatabilirler. Uzatılan süre içinde sözleşme yukarıda yazılı 1'er yıllık sürelerle yenilenecektir. Ancak sözleşme ...'ın lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının süresinden daha fazla uzayamaz." şeklinde düzenlenmiş ve taraflar arasında imzalanan 19/08/2009 tarihli "Zeyilname" başlıklı belgede; ".........'nin kanuni selefi ...A.Ş. ile Bayi arasında akdedilen ve ...'ye devredilen 06/09/2004 tarihli bayilik sözleşmesinin süresi taraflarca 06/09/2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıl olarak kararlaştırılmıştır. Ancak taraflardan biri, sözleşmenin sona ermesinden bir ay evvel fesih ihbarda bulunmadığı takdirde, bayilik sözleşmesi her seferinde aynı kayıt ve şartlar ile birer sene ile uzatılmış olur. Hitamından bir ay evvel fesih edilmeme suretiyle uzatılan sözleşme süresi her şart altında beş yılı aşamaz. Bayilik sözleşmesi 06/09/2014 tarihinde kendiliğinden münfesih olur." denilmek suretiyle bayilik sözleşmesinin süresi 06/09/2009 tarihinden itibaren bir yıllık süre olan 06/09/2010 tarihine kadar uzatılmıştır.Davacı tarafından ilk olarak 11/03/2010 tarihinde İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 Esas sayılı dosyası ile dava açılmış ve bayilik sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle kullanılmayan süreye tekabül eden bakım, onarım ve tadilat bedelinin iadesi talep edilmiş, Mahkemece 10/03/2016 tarihli, 2014/337 Esas ve 2016/134 Karar sayılı karar ile; Rekabet Kurulu'nun 12/03/2009 tarihli kararı ile bayilik sözleşmesinin sona ermediği, kararda, 18/09/2005 tarihinden önce yapılmış olan ve bu tarih itibariyle kalan süreleri 5 yılı aşan sözleşmelerin 18/09/2010 tarihine kadar Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden yararlanma haklarının sona ereceğinin açıklandığı, taraflar arasındaki 15 yıl süreli intifa hakkı tesisine ilişkin sözleşmenin 18/09/2010 tarihine kadar grup muafiyetinde olduğu, sözleşmenin taraflarca feshedilmediği ve bayilik ilişkisinin davanın açıldığı tarihte devam ettiği, bu sebeple davanın erken açıldığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiş, verilen kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2019 tarihli kararı ile onandığı ve 11/06/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/337 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve davalı ..... Şirkeri tarafından düzenlenen ... seri numaralı, 23/01/2004 tarihli ve 313.646.832 TL tutarlı faturanın ticari defterlere kaydedildiği, davacı tarafından ..... Şirketi'ne 23/01/2004 tarihinde bu tutarın hesaptan havale edildiği tespit edilmiş, dosya içerisinde mevcut ve ... .. Şirketi tarafından düzenlenen faturanın "İstasyon Tesisi, Onarımı, Bakımı ve Katkı Payı" açıklaması ile düzenlendiği, devralınan ...A.Ş. tarafından havalenin herhangi bir açıklama yapılmaksızın yapıldığı görülmüştür. Yapılan bu tespitlere göre; devralınan ...A.Ş. ile davalı .... Şti. arasında düzenlenen 16/01/2004 tarihli protokol ve bayilik sözleşmesi uyarınca davalıya, ... seri numaralı ve 23/01/2004 tarihli fatura karşılığı 313.646.832 TL tutarında istasyon tesisi, bakım ve onarım bedelinin ödendiği, ardından istasyonun işletilmesi ve bayilik ilişkisinin davalı ... .... Şti.'ye devredildiği, davalı ile ...... Şirketi arasında imzalanan 08/09/2004 tarihli protokol ile önceki bayilik sözleşmesi ve protokolün feshedilmediği, aksine ... ..Şirketi ile imzalanan protokol hükümlerinin işletmeyi devralan ..... Şirketi'ni de bağlayacağının kabul edildiği, buna göre 16/01/2004 tarihli protokolün 5. maddesi uyarınca ödenen istasyon tesisi, bakım ve onarım bedeli ödemesinin aynı madde uyarınca iade edilmesi gereken bir tutar olup olmadığının ve her iki davalının da iadeden sorumlu olup olmadıklarının tespitinin gerektiği, ilgili maddede ödemenin bir defaya mahsus olarak yapılacağı ve sözleşmenin öngörülen süresinden önce sona ermesi halinde kalan süreye ilişkin kısmın iade edileceğinin kabul edildiği, devralınan ...A.Ş. ile davalı ... ..Şirketi arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin süresinin maddesinde 1 yıl olarak belirlendiği ancak tarafların 3 ay önceden fesih ihbarda bulunmamaları halinde 1'er yıllık süreler ile uzayacağının kabul edildiği, buna göre davacı tarafça ödemenin sözleşmenin süresi 1 yıl kabul edilerek yapıldığı, protokolde ödemenin intifa hakkı süresi için geçerli olmak üzere yapıldığına dair bir düzenleme olmadığı gibi intifa hakkının 18 yıl süre ile tanınmış olması sebebiyle sözleşmenin süresinin de 18 yıl olduğunun kabul edilemeyeceği, davacı tarafça ödemenin protokolün hemen akabinde 23/01/2004 tarihinde yapıldığı, davalı ... ..Şirketi tarafından düzenlenen faturada 18 yıllık süredeki bakım, onarım bedeli için düzenlendiğine ve yine davacının devraldığı ...A.Ş. tarafından gönderilen havale dekontunda ödemenin 18 yıl için geçerli olmak üzere yapıldığına dair bir açıklama olmadığı, sözleşmenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl süre ile feshedilmediği, uygulandığı, sözleşmenin uzamış süresi sona ermeden Rekabet Kurulu kararı ile sona ermiş olmasının davacıya talep hakkı vermediği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 02/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.