14. Ceza Dairesi 2016/4396 E. , 2016/5525 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nın 102/2 ve 102/5. maddelerinde düzenlenen suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiin rahatsızlığını sunan belge ile ma…
**14. Ceza Dairesi 2016/4396 E. , 2016/5525 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nın 102/2 ve 102/5. maddelerinde düzenlenen suçun alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık müdafiin rahatsızlığını sunan belge ile mazeret talebi ile duruşmaya katılamayacağını belirten dilekçesine karşın, mazeret talebi kabul edilmeden yokluğunda yargılamaya devam edilerek hazır bulunmadığı celse hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Hükümden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, TCK'nın 102/2 ve 102/3-a maddeleri ile tayin edilen 10 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 43. maddesi ile 1/4 oranında arttırım yapılarak bulunacak miktarın TCK'nın 102/5. maddesi ile belirlenecek cezaya eklenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 102/2, 102/3-a. maddelerine göre hükmedilen ceza üzerinden 43/1. maddenin tatbikinden sonra aynı Kanunun 102/5. maddesi uyarınca ceza belirlenip bunun üzerinden 62/1. madde ile indirim yapılması suretiyle sonuç cezanın eksik tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.