5. Hukuk Dairesi 2012/9897 E. , 2012/15493 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Mahkemece bozma ilamın…
**5. Hukuk Dairesi 2012/9897 E. , 2012/15493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulduğu belirtilmişse de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 1-Kamulaştırma Kanununun 38. maddesi Anayasa Mahkemesinin 04.11.2003 Resmi Gazetede yayımlanan kararı ile iptal olmuştur. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kanuna eklenen Geçici 6. maddesi ile; Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmıştır. Dava konusu taşınmazın 1965 yılında el atılan 1590 m2’lik bölümü ile ilgili olarak davacı taraf uzlaşmak istemediklerini beyan ederek mahkemece karar verilmesini talep ettikleri halde hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı şeklindeki yanlış gerekçe ile davanın kısmen reddine karar verilmesi, 2- Taşınmazın 2005'te el atılan ve bedeline hükmedilen bölümünün davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3- Resmi kuruluşların yargı harcından bağışık tutulabilmesi için genel bütçeye dahil idareler arasında yer alması veya özel kanunlarında yargı harcından muaf olduğunun açıkça belirtilmesi gerekir. Diğer harçlardan bağışık tutulma, yargı harcını kapsamaz. ....İşleri Genel Müdürlüğü 2.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 662 sayılı K.H.K.'nin 58. maddesi uyarınca genel bütçeli idareler arasından çıkartılarak özel bütçeli idareler arasına alınmıştır. Bu nedenle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi hükmünden kaynaklanan yargı harçlarından muaf değildir. Bu nedenle davalı idareden harç alınması gerekirken, muaf olduğu gerekçesiyle aleyhine harca hükmedilmemesi, Doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.