8. Ceza Dairesi 2023/1530 E. , 2024/7325 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/13124 D.İş SUÇLAR : İftira, kişilerin huzur ve sükununu bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2021 tarihli ve 2020/26112 Soruşturma, 2021/82716 Karar sayılı kararı ile şikayetçinin iddiaları ile ilgili iftira, kişilerin huzur ve s…
**8. Ceza Dairesi 2023/1530 E. , 2024/7325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/13124 D.İş SUÇLAR : İftira, kişilerin huzur ve sükununu bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2021 tarihli ve 2020/26112 Soruşturma, 2021/82716 Karar sayılı kararı ile şikayetçinin iddiaları ile ilgili iftira, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/13124 Değişik İş sayılı kararının kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 2022/4490 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38879 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2023 tarihli ve KYB-2023/38879 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, müşteki alınan ifadesinde; şüpheli ile aralarındaki husumet dolayısıyla, kendisini ve eşini asılsız olarak silah kaçakçılığı yapmak ile CİMER'e şikayet ettiğini, işyerinde de şüpheli nedeniyle idari soruşturma geçirdiğini, işyerinde de sürekli kendisini rencide edecek sözler söylediğini, bu olaylara Sinam Altun ve ... ... isimli şahısların şahit olduğunu, sahte hesaplardan kendisine ve eşine mesaj atarak ve telefon ederek rahatsızlık verdiğini beyan ettiği, Şüphelinin, müştekiyi ve eşini CİMER üzerinden ihbar etmesi üzerine açılan soruşturmada delil yetersizliğinden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05/02/2020 tarihli ve 2019/201088 soruşturma, 2020/15677 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Her ne kadar incelemeye konu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2021 tarihli kararında söz konusu iddialar hakkında delil bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara yapılan itirazın Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğince kararın dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; şüphelinin savunmasının alınması haricinde herhangi bir araştırmanın yapılmadığının görüldüğü, müştekinin ifadesinde tanıklarını belirtmiş olmasına karşın, tanık araştırması yapılmadığı, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden delil araştırması yapılmadığı, şüphelinin geçirdiğini iddia ettiği idari soruşturma evraklarının istenmediği, bu suretle tanık ve toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; "Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. (2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir." Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 2. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçinin, şüpheli ile aralarındaki husumet sebebiyle, şüphelinin iftira kastı ile kendisini ve eşini asılsız olarak silah kaçakçılığı yaptığı iddiası ile CİMER'e şikayet ettiğini, işyerinde de şüpheli nedeniyle idari soruşturma geçirdiğini, işyerinde de sürekli kendisini rencide edecek sözler söylediğini, bu olaylara S.A. ve H.P. isimli şahısların tanık olduğunu, sahte hesaplardan kendisine ve eşine mesaj atarak ve telefon ederek rahatsızlık verdiği iddiası ile şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda; şüpheli hakkında iftira suçu yönünden eylemin anayasal şikayet hak kapsamından olduğu ve kastının bulunmadığı, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından ise usulüne uygun şikayet olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Dosya kapsamında şüphelinin savunmasının alınması haricinde herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, şikayetçinin ifadesinde tanıklarını belirtmiş olmasına karşın, tanıkların bilgi ve görgülerinin tespit edilmediği, şüphelinin, şikayetçiyi ve eşini CİMER üzerinden ihbar etmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/201088 sayılı dosyası ile soruşturma geçirdikleri anlaşılmakla dosyanın tamamının bu dosya içerisine alınarak delil araştırması yapılmadığı ve şikayetçinin geçirdiğini iddia ettiği idari soruşturma evraklarının istenmediği anlaşılmakla belirtilen eksik hususların araştırılarak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi bakımından soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi, sonucuna göre kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerektiği hususu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Ankara 8. Sulh Ceza Hakimliğinin, 20.01.2022 tarihli 2021/13124 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.