5. Ceza Dairesi 2010/5125 E. , 2010/6497 K. "" Ruh sağlığını bozacak biçimde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2008 gün ve 2008/10 Esas, 2008/367 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin yasal süreden sonra …
**5. Ceza Dairesi 2010/5125 E. , 2010/6497 K.** **"İçtihat Metni"** Ruh sağlığını bozacak biçimde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.12.2008 gün ve 2008/10 Esas, 2008/367 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Sanık müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık hakkında Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 29.06.2006 günlü raporda “ceza ehliyetini etkileyecek herhangi bir akıl hastalığı bulgusuna rastlanmadığı, işlediği iddia edilen fiilin anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğu” bildirildiğinden CMK.nun 74/1. maddesine göre daha ileri bir araştırmaya gerek bulunmadığı ve sanığa okunduğu anlaşılan görevsizlik kararında TCK.nun 103/6. maddesine yer verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki sanığın akıl hastası olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve 103/6. maddeyle ilgili ek savunma hakkı verilmesi gerektiği hususundaki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora itibar edilerek TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.