5. Ceza Dairesi 2009/9172 E. , 2010/6976 K. "" Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.01.2008 gün ve 2006/156 Esas, 2008/11 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve kat…
**5. Ceza Dairesi 2009/9172 E. , 2010/6976 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’in yapılan yargılanması sonunda; kaçırıp alıkoyma suçundan beraetine, ırza geçme eyleminin ise reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.01.2008 gün ve 2006/156 Esas, 2008/11 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Reşit olmayan kimseyi kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın işlediği iddia ve kabul edilen reşit olmayan mağdureyle rızası ile cinsi münasebette bulunma eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 104/l. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devam edilerek hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunun mahkemece değerlendirilerek bir karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi, .