T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/692 KARAR NO : 2026/177 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2024 NUMARASI : 2022/458 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/692 KARAR NO : 2026/177 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/12/2024 NUMARASI : 2022/458 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi akdedildiğini,davalı şirketin bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Temmuz -Ağustos- Eylül Ekim -Kasım 2020 tarihli 77.275,30 TL tutarlı faturalara ilişkin ödeme yapmadığını beyanla , asıl alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkili şirketin 2015 yılından beri ... kurumsal GSM abonesi olup, bu abonelik sözleşmesi kapsamında telefon ve data cihazları olmak üzere iki ayrı grupta hat kullandığını, 2015 yılından 2020 yılına kadar stabil olarak hizmet bedeli öderken, 5 yıl sonra 2020 yılı Ağustos ayında abonelik süreci boyunca görmediği büyüklükte fahiş bir faturayla karşı karşıya geldiğini, müvekkili şirketin aboneliği süresince düzenlenen tüm faturalar incelendiğinde, abonelik kapsamında alınan hizmetlere ilişkin olarak 2020 yılı Ağustos ve Eylül ayları öncesinde aylık en fazla 3.000-3.500TL tutarında faturalandırma yapıldığının görüleceğini, düzeltilmesi beklenen fatura yerine, 2020 yılı Eylül ayında daha fahiş bir fatura ile karşı karşıya kalınması ise, müvekkili şirketin ekstra cihaz veya hizmet almadığı bu dönemde anormal bir durum olduğunu açıkça gösterdiğini, müşteri temsilcileri ile yapılan görüşmelerin devamında, grup şirketlerin tüm hatlarının ...'a taşınması halinde, söz konusu iki fahiş faturanın da iptal edilebileceği belirtilerek, müvekkili şirkete yeni abonelik tekliflerinde bulunulduğunu, davacının bu faturalarla müvekkili şirketi zor durumda bırakarak başka sözleşmeler imzalamaya zorladığını, ilk olarak 15.08.2020 tarihli, ... fatura no.lu 20.712,21TL'lik fatura ile 19.08.2020 tarihinde karşı karşıya kalan müvekkili şirketin, Beyoğlu 41. Noterliği'nin ... yevmiye no.lu ve 26.08.2020 tarihli ihtarnamesiyle söz konusu faturayı süresinde iade ettiğini ve içeriğine itirazlarını bildirdiğini, daha sonra 15.09.2020 tarihli, ... fatura no.lu, ... fatura ID'li 46.924,80TL'lik ikinci faturanın müvekkili şirkete ulaştığını, bu fatura da Beyoğlu 41. Noterliği'nin ... yevmiye no.lu ve 21.09.2020 tarihli ihtarnamesiyle süresinde iade edildiğini ve içeriğine itiraz edildiğini, 2020 yılı başında müvekkili şirket bünyesinde günlük saatlik kiralamada yaklaşık 82 adet araç kullanılmaktayken, 2020 yılı Haziran ayı itibariyle kirada kullanılan araç sayısının 31 adete kadar düştüğünü, sene başında 82 adet araçta takip cihazı ve dolayısıyla data hattı aktifken, 2020 yılı Haziran ayında aktif kullanılan data hattı sayısının 30'lara kadar düştüğünü, bu nedenlerle; dayanaktan yoksun, haksız ve hukuki şartları oluşmamış faiz ve diğer tüm taleplerinin reddi ile davacı tarafça haksız olarak icra takibine girişildiği gözetilerek %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Taraflar arasında 2014 ve 2015 yıllarına ait "Kurumsal Tip Abonelik" sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında davalı bünyesindeki bazı telefon numaraları için hizmet alındığı, mezkur telefonların ses ve SMS haberleşmesine açık olduğu, ancak bu özelliğin aktif kılınmasıyla ilgili davalı onayının bulunduğuna ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulmuş bir belge bulunmadığı anlaşılmakla; her ne kadar davacı tarafından davaya konu Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım 2020 tarihlerinde bu yönde bir hizmet verilmiş ise de; tarafların arasında yer alan sözleşme kapsamında verilen bir hizmet olmadığından alınan bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğu gerekçesiyle ;Davanın REDDİNE, karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Çözümü uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren bir hususta bilirkişi raporuna tamamen aykırı şekilde dayanaksız şekilde hüküm kurulduğu, Mahkeme tarafından alınan 27/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda ; davalının yüksek miktarda SMS kullanımının olduğu, ... sistemlerinde herhangi bir hata olmadığının alınan teknik raporla ispatlandığı, ilk derece mahkemesinin uzmanlık alanı dışında alınan bu teknik rapora tamamen aykırı şekilde hüküm kurmuş olduğu,GSM hatları açıldığı zaman otomatik olarak SMS kullanımı da açık hale gelmekte olup, aboneler tarafından bir talep olmadan GSM hattının SMS haberleşmesinin pasife alınamadığı, kaldı ki; 2015 yılında imzalanan abonelik sözleşmesi ile birlikte davalı tacir 5 yıl boyunca bu hattı sms kullanımına açık halde kullanmış olup, aradan 5 yıl geçtikten sonra, 2020 yılında faturası yüksek geldiğinde bu hattın SMS kullanımına onay vermediğini iddia etmesi açıkça kötü niyetli bir itiraz olup dürüstlük kuralına da aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinin SMS kullanımı için ayrıca bir onay aramasına ilişkin gerekçesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı, İlk derece mahkemesinin teknik bilirkişi raporuna aykırı şekilde karar verdiği gibi, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini de hatalı olarak değerlendirdiği, üstelik davalının cevap dilekçesinde taraflar arasındaki yazışmaları paylaşmış bu GSM hattını SMS kullanımına açık olarak kullandığını kabul etmiş olduğu, "...Farklı farklı lokasyonlarda bulunan araçlardaki farklı cihazların hepsinin aynı anda bozulduğunu ve internet kullanımı bırakıp hepsinin SMS kullanmaya başladığını varsaydığımızda bile, böyle imkansız bir senaryoda bile birkaç dakika arayla SMS olarak olarak konum bildirmiş olması gereken cihazların bizdeki konum bildirim aralıklarını ekli excel dosyalarından görebilirisiniz. Kapı açma/kilitleme sırasında 1 'er dk arayla gelen komutlar da kayıtlarımıza girmiş, acaba sizdeki sms gönderim saat ve dakikaları ile bizimkiler örtüşüyor mu..." şeklindeki beyana göre , davalı kayıtlarında da SMS kullanıldığı kabul edilmekte yalnızca sayısı yönünden itirazda bulunulmakta olduğu,davalının sözleşmesinde bir an için SMS kullanımına onay verildiğine dair bir ibarenin bulunmadığı kabul edilse dahi; davalı tacir yıllar boyunca hiçbir itirazda bulunmadan bu hatları SMS kullanımına açık olarak bilerek ve isteyerek kullanmış zımnen hatların SMS kullanımına açık olmasına rıza göstermiş olduğu, Sözleşmenin uygulanma biçimi ve tarafların uzun süre boyunca süregelen ticari ilişkileri göz önüne alındığında, bu onay olmadığı gerekçesiyle alacağın reddedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu, ispat yükü davalı taraf üzerinde olmasına rağmen mahkeme tarafından yanlış yorumlandığı, davalının, faturalandırmanın hatalı olduğuna dair somut delil sunamamış, yalnızca faturaların yüksek olduğunu öne sürerek ödeme yapmaktan kaçınmış olduğu, Bilirkişi raporunda da, ...’un ücretlendirme sisteminde somut bir hata veya arıza tespit edilemediği belirtilmiştir. Buna rağmen mahkeme, ispat yükünü yanlış değerlendirerek hatalı bir sonuca vardığı,bu sebeplerle kararın kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca,kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava ,alacak talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Taraflar arasında , davalıya ait telefon numaraları için 2014 ve 2015 yıllarına ait "Kurumsal Tip Abonelik" sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda özetle; davalı tarafından kullanılan data hatlarının SMS kullanımına açık olduğu, davalının SMS paket seçimini gösteren form ya da taahhütname gibi bir belgenin dosyada olmadığı, davalı hatlarına SMS paketinin tanımlandığı ve SMS kullanımına açıldığı tarih bilgileri ile M2M0009 abonelik tarifesinin ... tarafından dosyaya sunulması gerektiği, ... kayıtları üzerinden ücretlendirme sisteminde arıza/sorun olduğu ya da olmadığı konusunda tespit yapmanın mümkün olmadığı, internet üzerinden GPRS konum bilgilerinin iletildiği, internetin kesildiğini ve bu nedenle SMS kullanımına geçildiğini gösteren herhangi bir delilin olmadığı, ... tarafından kulanılan ücretlendirme ile Davalı tarafından kullanılan araç takip sistemlerinde, arıza ya da sorun yaşandığını gösteren ve SMS kullanım artışını açıklayabilecek herhangi bir arıza formu, log kaydı , rapor veya teknik bilgi içeren herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada olmadığı, fazla SMS kullanımına neden olan durumun tespiti için araç takip sistem kayıtlarının dosyaya sunularak ... kayıtlarıyla karşılaştırılması gerektiği, gönderilen SMS'lerin araçların hız, kilometre, alarm gibi hangi bilgilerini içerdiği, SMS'lerin araç takip sistemi tarafındaki detaylı gönderim loglarının dosyaya sunulması gerektiği, bulunulan aşamada, fazla SMS kullanımının ... ücretlendirme sistemindeki arızadan/hatadan kaynaklandığını gösteren delilin olmadığı, SMS ücretlendirmesindeki artış sebebi, ücretlendirme sistemindeki hatadan olabileceği gibi araç takip cihazlarının SMS gönderiminden de kaynaklanabileceği; sebebin belirlenebilmesi için yukarıda belirtilen tüm eksik bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması gerektiği görüşü bildirilmiştir. Bilirkişi kurulu ek raporda; Ağustos- Eylül dönem fatura bedellerinin diğer dönem faturalarına göre önemli oranda yüksek olduğu, bu farkın fazla miktarda SMS kullanımından kaynaklandığı,Fazla sayıda SMS'e, aynı saat ve dakika bilgisine sahip SMS'lerin neden olduğu, bu şekildeki SMS gönderiminin kullanım trafiği ile ilgili olabileceği gibi sistemsel bir hatadan ya da ayarlamadan kaynaklanabileceği, bu şekildeki SMS'lerin her iki tarafın da log ve ayrıntılı görüşme kayıtlarında bulunduğu,Davalı tarafından sunulan Ağutos 2020 log kayıtları ile ... kayıtlarının birbiriyle uyumlu olmasının, SMS'lerin Davalı sistemi tarafından da tanınarak kayıt altına alındığı ve bu nedenle ... sistemlerinde hata olmadığını gösterdiği görüşü bildirilmiştir.Taraflar arasında 2014 ve 2015 yıllarına ait "Kurumsal Tip Abonelik" sözleşmesi imzalanmış olup,davalı tarafın davacı şirketten bu yıllardan itibaren hizmet aldığı, davalı tarafça uyuşmazlık konusu faturaların yüksek olduğu gerekçesiyle ödenmediği,mahkemenin " telefonların ses ve SMS haberleşmesine açık olduğu, ancak bu özelliğin aktif kılınmasıyla ilgili davalı onayının bulunduğuna ilişkin davacı tarafından dosyaya sunulmuş bir belge bulunmadığı" "davacı tarafından davaya konu Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım 2020 tarihlerinde bu yönde bir hizmet verilmiş ise de; tarafların arasında yer alan sözleşme kapsamında verilen bir hizmet olmadığından " şeklindeki gerekçesinin devam eden hizmet alım/abonelik sözleşmesi uyarınca olaya , delillere ve bilirkişi raporuna uygun olmadığı anlaşılmıştır. Böylece ,mevcut deliller itibarıyla ,davalının ,davacıdan aldığı hizmet bedelini ödeme yükümlülüğü bulunduğu, hizmet alınan dava konusu fatura bedellerinin ödenmediği anlaşılmakla,mahkemece ispatlanan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine ilişkin karar usul ve hukuka aykırı bulunmuştur.Bu sebeple ,davacı istinafının kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yeniden esas hakkında; 1-Davanın kabulü ile, toplam 77.275,30 TL tutarlı fatura bedellerinin her bir faturanın son ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 2- Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 5.278,67 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.319,67 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.959,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına) 3-Davacının yatırmış olduğu 1.319,67 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.148,75 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olmakla yatıran taraflara ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu 270,00 TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 27/01/2025