11. Hukuk Dairesi 2010/601 E. , 2011/8893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.07.2009 tarih ve 2008/763-2009/801 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm be
**11. Hukuk Dairesi 2010/601 E. , 2011/8893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.07.2009 tarih ve 2008/763-2009/801 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 24.06.2003 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle malul kaldığını ve SSK tarafından 122.634,38 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, kaza nedeniyle davalının sigortalısının % 70 kusurlu olduğunu, SSK tarafından açılan rücuan tazminat davalısında müvekkilinin maddi kaybına ilişkin olarak alınan ve Yargıtay incelmesinden geçerek kesinleşen raporda müvekkilinin toplam zararının 295.496,24 TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin kusuruna isabet eden oran tenzil edildiğinde tazmini gereken tutarın 206.847,37 TL olduğunu, davalı şirkete 84.213,03 TL’nin ödenmesi için başvurulmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının maddi tazminat taleplerinin SSK, manevi tazminat taleplerinin ise işveren tarafından karşılandığını, Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/482 E. sayılı dosyasında davacının sigortalısı Baytur İnşaat A.Ş’ye karşı açtığı davada maddi tazminat taleplerinden feragat ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, işveren mali sorumluluk sigortasının niteliği gereği, işverene yöneltilebilecek bir hukuki sorumluluk ya da tazminat talebi bulunmuyorsa sigorta şirketinin yükümlülüğünün de gündeme gelmeyeceği, davacının dava dışı işverene karşı açtığı davada maddi tazminat taleplerinden vazgeçmesi üzerine artık işverene karşı tazminatın ödenmesi şeklinde bir talebi olamayacağı, davacı vekili sigorta şirketinin müteselsil sorumlu olduğunu, diğer müteselsil sorumlu işverene karşı açılan davadan feragat edilse de sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceğini iddia etse de bu durumun sigorta hukuku ve sigorta genel şartlarının ruhu ile bağdaşmayacağı, işverenin sorumluluğu devam ettiği müddetçe sigorta ettirenin de sigorta limitleri dahilinde müteselsil sorumluluğunun devam edeceği, sigortalı işverenin feragat nedeniyle sorumluluğu bulunmadığından davalının da sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, işveren mali mesuliyet sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/482. E sayılı dosyasında işveren Baytur İnşaat Taah. AŞ’ne karşı açtığı maddi tazminat davasından feragat ettiği, bundan sonra işverene karşı tazminatın ödenmesi şeklinde bir talebi olamayacağı, dolayısıyla işverenin sorumluluğunu teminat altına alan sigorta şirketinin de sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili davalı ... şirketinin taraf olmadığı Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/482. E. sayılı dosyasının 27.09.2005 tarihli duruşmasında maddi ve manevi tazminat yönünden sigorta durumu bulunup tazminat taleplerinin sigorta şirketinden istenebileceğini belirtilerek dava dışı sigortalı işveren hakkındaki maddi tazminat taleplerinden vazgeçmiştir. BK’nun 145/2. maddesinde müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya ödemede bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, bu kurtulma öteki borçlular için ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği oranda sonuç doğurur hükmüne yer verilmiştir. Böylece örneğin alacaklı, borçlulardan sadece birini ibra etmişse durumun özelliğinden diğerlerini de ibra etmek istediği sonucuna varılamıyorsa diğer borçluların sorumluluğu devam eder. Somut uyuşmazlıkta da davacı vekilinin Bingöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/482. E. sayılı dosyasındaki vazgeçme beyanının hakkın özünden vazgeçme niteliğinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacı vekilinin “Maddi ve manevi tazminat yönünden sigorta durumu da vardır” beyanının BK’nun 145/2. maddesinde düzenlenen halin icabına göre sigorta şirketi yönünden de vazgeçme iradesi olarak değerlendirilemeyeceği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.