8. Ceza Dairesi 2024/13650 E. , 2024/9141 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/41 E., 2021/141 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu,
**8. Ceza Dairesi 2024/13650 E. , 2024/9141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/41 E., 2021/141 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanık hakkında 28.10.2015 ve 09.12.2015 tarihli eylemler nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi üzerine Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 18.05.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, onuncu fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2018 tarihli ve 2017/662 Esas, 2018/896 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2020/41 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kararın onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanğın temyiz sebepleri özetle; zincirleme suç hükümlerinden karar verilse de, 28.10.2015 tarihli ... nedeniyle makul şüphe oluşmadan yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna, 09.12.2015 tarihli ... hakkında da rızaen uyuşturucu maddeleri teslim ettiğinden lehine hükümler uygulanması için kararını temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Sanığın, 28.10.2015 tarihinde üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu, 09.12.2015 tarihinde ise üst aramasında uyuşturucu maddesine rastlanılmadığı savunmasında eroin maddesini satın almaya gittiklerini ikrar ettiği, sanık hakkında uyuşturucu madde kullanmasından dolayı davanın açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın sanığa 17.03.2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın kendisine yüklenen seminer/program yükümlülüğünü iki kez ihlal ettiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaatine varılarak eylemine uyan Kanun maddeleri uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan taktiren alt sınırdan ayrılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından alt sınırdan cezalandırılmasına" şeklinde karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinafı üzerine ve sanığın istinafı üzerine; il genelinde yapılan çalışmalar kapsamında 28.10.2015 tarihinde yapılan fiziki takip esnasında, sanığın, yanına gelen ve hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan ayrıca soruşturma yapılan ... ... isimli şahısla buluşup bir süre birlikte yürüdükten sonra ... ...'e verdiği paraya karşılık aldığı beyaz bir nesne ile ayrılmasını müteakip, Feritpaşa Mahallesi, Ulaşbaba Caddesi üzerinde durdurulması üzerine uyuşturucu maddeyi görevlilere rızası ile teslim ettiği, 09.12.2015 tarihinde yapılan fiziki takip esnasında, dava dışı ... ... isimli şahsın, hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan ayrıca soruşturma yapılan ... ... isimli şahıstan uyuşturucu madde satın almasından sonra sanığın da uyuşturucu madde satın almak üzere ... ...'ye 50 TL para verdiğinin görülmesi üzerine, sanık uyuşturucu maddeyi alamadan olay yerindeki şahısların yakalandıkları, sanığın üst aramasında suç unsuruna rastlanılmadığı, ancak usulünce alınan idrar örneğinde opiyatın pozitif olarak tespit edildiği, ayrıca sanığın yakalandığı yerin ise ... Seymen İlkokulu'na 192 metre uzaklıkta olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 28.10.2015 ve 09.12.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 10.03.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek 17.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın, denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi üzerine erteleme kararı kaldırılarak 18.05.2017 tarihinde kamu davasının açıldığı, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.05.2018 tarih ve 2017/662 Esas, 2018/896 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 62, 53, 58 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde istinaf edildiği anlaşılmakta ise de, sanığın dosyadaki delillere göre atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak, adli sicil ve UYAP kayıtlarının tetkikinden; 26.03.2013 tarihinde işlediği atılı suçtan dolayı Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2014 tarih ve 2013/345 Esas, 2014/106 Karar sayılı kararı ile hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve bu yükümlülüğe uymadığı için Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarih ve 2014/791 Esas, 2015/122 Karar sayılı ve 11.03.2015 tarihinde kesinleşen ilamı ile Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılan sanığın, bu kez de bir suç işleme kararının icrası kapsamında 28.10.2015 ve 09.12.2015 tarihlerinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf kanun yolu başvurusunun da bu nedenle yerinde olduğu görülmekle sanığın cezalandırılmasına"şeklinde karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 28.10.2015 ve 09.12.2015 tarihli eylemler nedeniyle, 10.03.2016 tarihinde karar verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa, Afyonkarahisar E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda, 17.03.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat metninin "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını teslim aldım" şeklinde olduğu, kararın başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığa cezaevinde tebliğ edilmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" düzenlemesi karşısında, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, bu nedenle tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yöntemince yapılmadığı, bu husus gözetilmeksizin yapılan tebligatın usulsüz yapıldığı anlaşılmakla; 10.03.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/41 Esas, 2021/141 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîre Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.