Başvuru, tutuklu başvurucunun farklı bir ceza infaz kurumunda bulunan eşi ile telefonla görüşmesine izin verilmemesi üzerine infaz hâkimliğine açtığı tazminat davasının görev yönünden reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ve haberleşme hürriyeti ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklu başvurucunun farklı bir ceza infaz kurumunda bulunan eşi ile telefonla görüşmesine izin verilmemesi üzerine infaz hâkimliğine açtığı tazminat davasının görev yönünden reddedilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkı ve haberleşme hürriyeti ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında silahlı terör örgütünü kurma ve yönetme suçundan tutuklu olarak Kocaeli 2 No.lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu 6/11/2018 tarihli dilekçesi ile Adalet Bakanlığından (Bakanlık) tazminat talebinde bulunmuştur. Dilekçede; farklı bir ceza infaz kurumunda bulunan eşi ile telefonla görüşme taleplerinin 11 aylık süreçte -1/3/2017 ile 23/10/2018 arasında- cevapsız bırakıldığı belirtilerek 000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bakanlığın 6/12/2018 tarihli cevap yazısında; somut olay nedeniyle idareye atfedilebilecek hizmet kusurunun bulunmadığı veya kusursuz sorumluluk şartlarının oluşmadığı ifade edilerek başvurucunun tazminat talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Başvurucu 11/12/2018 tarihinde Kocaeli İdare Mahkemesine (İdare Mahkemesi) sunduğu dilekçe ile manevi tazminat talebinde bulunmuş, İdare Mahkemesi 20/12/2018 tarihinde davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Gerekçede; başvurucunun tazminat talebinin 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince çözümlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvurucu 30/1/2019 tarihinde bu kez Kocaeli İnfaz Hâkimliğinden (İnfaz Hâkimliği) tazminat talebinde bulunmuştur. İnfaz Hâkimliğince yapılan değerlendirmede başvurucunun talebi hakkında idari yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve dosya görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesince 25/11/2019 tarihinde adli yargının görevli olduğu belirlenerek İnfaz Hâkimliğinin görevsizlik kararının kesin olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. Gerekçede; ceza infaz kurumlarında telefonla görüşme taleplerinin kabul edilmemesine dayalı manevi tazminat taleplerinin 4675 sayılı Kanun'un maddesinde yer alan ceza infaz kurumları ve tutukevlerinin "işlem ve faaliyetlerine ilişkin şikayet" niteliğinde olduğu, dolayısıyla anılan şikâyetlere bakmakla görevli olan infaz hâkimliklerinin aynı şikâyetten kaynaklanan manevi tazminat taleplerinin de esasını incelemesi gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu 17/12/2019 tarihinde İnfaz Hâkimliğinden tazminat talebinde bulunmuş; İnfaz Hâkimliğinin 19/2/2020 tarihli ek kararı ile başvurucunun talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçede; yargılama süreci özetlenerek tazminat taleplerinin İnfaz Hâkimliğinin görev alanında olmadığı ve bu taleplerin ağır ceza mahkemelerince karşılanması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu 25/2/2020 tarihinde bu kez Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinden (Ağır Ceza Mahkemesi) tazminat talebinde bulunmuştur. Ağır Ceza Mahkemesi 5/3/2020 tarihinde İnfaz Hâkimliğinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai kararı 12/3/2020 tarihinde öğrendikten sonra 13/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.