10. Hukuk Dairesi 2024/7361 E. , 2024/8649 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2024/85 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmek…
**10. Hukuk Dairesi 2024/7361 E. , 2024/8649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2024/85 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının, babası ...'dan dolayı almakta olduğu maaşın kesilmesine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali ile kesilen maaşın bağlanmasına, kesinti tarihinden sonra alınması gereken maaşların yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsiline, davacının Kuruma yersiz ödeme adı altında 55.559,53 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 56/son maddesi gereği maaşlarının kesildiğini, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ve davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.11.2021 tarihli ve 2020/257 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maaşının kesim kararından ibaret Kurum işleminin iptaline, maaş kesim tarihinden itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanmasına, kesinti tarihinden sonra alınması gereken maaşların yasal faizi ile Kurumdan tahsiline, davacının yersiz ödeme nedeni ile davalı Kuruma 51.912,68 TL borçlu olmadığının tespitine, 3.646,85 TL lik kısmının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.06.2022 tarih, 2022/6253 Esas, 2022/9085 Karar sayılı bozma kararında; davacının 22.01.2010 tarihinde boşandığı, 15.02.2010 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla davacıya aylık bağlandığı, ancak boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının ve boşandıktan sonra 16.03.2012 tarihinde davacının boşandığı eşinden bir kız çocuğunun olduğunun belirlenmesi üzerine, davalı Kurumca davacının almakta olduğu ölüm aylığının kesilerek, davacıya 22.01.2010-21.02.2016 tarihleri arası yersiz aylık ödemesi sebebiyle borç tahakkuku yapıldığı anlaşılan dosyada; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile 2-Mahkemece 22.01.2010 ile 01.01.2012 arası dönem yönünden yapılan tespit yerinde ise de 16.03.2012 tarihinde boşandığı eşinden bir kız çocuğunun olması karşısında, salt davacının 08.02.2012-25.05.2012 tarihleri arasındaki adresinin davacının boşandığı eşinin babasının adresi olduğu gerekçesiyle somut ve inandırıcı hiç bir delil olmadan ayrıldıklarının kabul edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, Mahkemece 01.01.2012 sonrası verilen karar eksik araştırmaya dayalıdır. Bu dönem yönünden MEDULA kayıtları da getirtilmek suretiyle davacının boşandıktan sonraki tarih olan 16.03.2012 tarihinde boşandığı eşinden bir kız çocuğunun olması hususu da göz önünde tutularak dosya içerisindeki deliller hep birlikte değerlendirilmeli ve böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığında şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulmalı ve varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmedi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrası dosyaya kazandırılan medula kayıtları, abonelik belgeleri, tanık, muhtar ve azaların tanık sıfatıyla alınan beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ve boşandığı eşinin yakınların teşvikiyle bir araya gelindiği ve bir çocuk daha olduğu, ancak Bilal’in alkol kullandığı ve başka bir kadın ile ilişkisinin bulunduğu ve tekrar ayrıldıkları, boşanma sonrasında 3-4 aylık bir arada yaşama durumunu 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi anlamında birlikte yaşama kabul edilemeyeceği, bir başka söylemle somut olayda davacı Haziran/2012 itibarıyla yeniden hak sahibi konumunda olup bu hali ile de davacının maaşının Ocak/2012 tarihinde kesilmesi ve 01.06.2012 tarihinden itibaren yeniden ödenmesi gerektiği kanaatı oluşmuş ve davacının, babasından maaş alabilmek için muvazaalı boşanmadığı, toplanan delillere göre yakınlarının teşvikiyle 3-4 ay birlikte yaşadıkları ve sonrasında tekrar bir araya gelmedikleri ve “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşmediği kanaatine varılarak; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maaşının kesim kararından ibaret Kurum işleminin iptaline, maaş kesim tarihinden itibaren davacıya ölüm aylığı bağlanmasına, kesinti tarihinden sonra alınması gereken maaşların yasal faizi ile Kurumdan tahsiline, davacının yersiz ödeme nedeni ile davalı Kuruma 51.912,68 TL borçlu olmadığının tespitine, 3.646,85 TL lik kısmının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurum işleminin yasa ve mevzuata uygun olup, yerinde olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hak sahibi sıfatıyla almakta olduğu ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanarak kesinti tarihinden sonra alınması gereken ölüm aylıklarının Kurumdan tahsili ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi ile 59 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.