T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/683 KARAR NO: 2026/636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2025 NUMARASI: 2025/542 E - 2025/1084 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/683 KARAR NO: 2026/636 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/12/2025 NUMARASI: 2025/542 E - 2025/1084 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine ....... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin .... (Merkezi Takip Sistemi ....... sayılı) E. sayılı dosyasından faturaya dayalı (elektrik tüketim faturası) alacağa dayanarak takip başlatıldığını, borçlu şirket hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiğini, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmış ancak karşı taraf anlaşmaya yanaşmadığını, bunun üzerine işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullanmış olduğunu, davalı şirket elektrik tüketimi yapmış olmasına rağmen takibe konu faturaları ödemediğini, davalı şirket tahakkuk ettirilen faturaya 8 günlük sürede itiraz da etmediğini, davalının yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlu şirketin, % 20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki bulunmakta olup, elektrik tüketim kullanımı nedeniyle kesilen fatura bedeli ödenmiş olup müvekkil şirketin davacı tarafa borcu bulunmadığını, müvekkili şirket kayıt ve defterleri incelendiğinde, takibe konu faturanın ödemesinin yapıldığı görüleceğini, dava konu fatura 02/01/2025 tarihli fatura'nın son ödeme günü gelmeden MTS takip yapılmış, akabinde 28/01/2025 esas takibe geçildiğini, takibe konu fatura bedeli 21/01/2025 tarihinde ödenmiş olduğunu, fatura bedeli ödenmesine rağmen davacı taraf haksız olarak esas takibe geçmiş olduğunu, bu nedenle huzurdaki haksız davanın reddine, haksız ve kötü niyetle yapılan takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince;1-Davanın kısmen kabulüne, a-Davalının ...... Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ......Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 2.345,37-TL asıl alacak ve ödeme tarihi olan 21.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek takip talebinde belirtilen cins ve oran faizi üzerinden takibin devamına, b- Asıl alacak (97.306,84-TL ) miktarı üzerinden hesaplanacak icra vekâlet ücreti, harç, masraf ve ferilerinin icra müdürlüğünce hükmün infazında gözetilmesine, c-Hükmedilen 2.345,37-TL asıl alacağın %20'si oranında belirlenen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"reddine" kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 40.000,00 TL 'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri 29.889,10 TL olup, dava tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacının istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/03/2026