T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1663 Esas KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2025 NUMARASI : 2025/252 Esas, 2025/482 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1663 Esas KARAR NO : 2025/1672 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2025 NUMARASI : 2025/252 Esas, 2025/482 Karar DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki sonucu mal ve hizmet alımına ilişkin olarak İstanbul Bakırköy 6. İcra Dairesinin... E. Nolu ilamsız icra takip dosyasına dayanak 17.04.2020 tarih, ..34 nolu fatura düzenlendiğini, davalı tarafın borca ve yetkiye ilişkin itirazının kötü niyetli olduğunu, davalı şirkete işbu fatura sunulmuş olmasına rağmen davalı tarafça müvekkiline bu hizmet alımına dair herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenle müvekkil şirket, işbu alacağın tahsili için yukarıda da bahsi geçen icra dosyası ile icra takibine başvurduklarını, davalının itiraz ettiğini belirterek davalı tarafından İstanbul Bakırköy 6. İcra Dairesi... E. Nolu dosyasında borca ve yetkiye dair itirazının iptaline ve takibin devamına, takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... yetkilisi cevap dilekçesinde; temsilcisi bulunduğu şirketin ikametgahının İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, Dilek Sokak ... olduğunu, bu adresin Çağlayan Adliyesi ve İcra Dairelerine bağlı olduğunu, taraflar arasında yazılı ve sözlü hiçbir akit bulunmadığından davanın Çağlayan Adliyesi Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, temsilcisi veya yetkilisi ile davacı arasında yazılı veya şifahi bir anlaşma yapılmadığını, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını, herhangi bir mal veya hizmet sözleşmesi de yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yetkili icra dairesi yönünden Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı, icra takibinin davalının yerleşim yeri icra dairelerinde başlatılmadığı, bu haliyle ortada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Dava, danışmanlık hizmet bedeli açıklamalı faturaya dayalı başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez. Davacı tarafından, 12.730,02 TL alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatılmış, davanın itirazı üzerine icra takibinin durmasına karar verilmiştir. Yargılama neticesinde, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kararın verildiği tarih olan 2025 tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığında ilk derece mahkemesi kararı kesin niteliktedir. HMK'nın 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2025 yılı itibariyle 40.000,00 TL'ye ulaşmıştır. HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvurusu konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/12/2025