8. Hukuk Dairesi 2018/5900 E. , 2020/5970 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde vekil edeninin maliki olduğu 866 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalını
**8. Hukuk Dairesi 2018/5900 E. , 2020/5970 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Eski Hale Getirme, Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde vekil edeninin maliki olduğu 866 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalının haklı bir neden olmaksızın fırın, saya, wc, mutfak yapmak suretiyle haksız müdahalede bulunduğunu, kendisine yapılan uyarılara rağmen haksız müdahalesine son vermediğini açıklayarak, davalının dava konusu 866 parsel sayılı taşınmaza vaki haksız müdahalesinin men’ini, taşınmazın eski hale getirilmesini, davalının taşınmazı haksız biçimde işgali nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 4.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı kendisine usulüne uygun tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalarda davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “...Dava konusu taşınmazın tapu kaydına göre; mülkiyeti davacı adına olup avlulu ev vasfındadır. Mahallinde kadastro, inşaat ve ziraat bilirkişileri ile keşif yapılmış ve buna ilişkin rapor dosyamız arasına konulmuştur. Bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan raporun incelenmesinde; dava konusu 866 parsel sayılı taşınmazın yapıların konumu ile fiilen iki kısma bölünmüş durumda olduğu 866 parsel ile komşu 867 ve 862 numaralı parsellerin bütünleşmiş bir halde bulunduğu, kırmızı renk ile taranarak krokide gösterilen 153 m²'lik kısmın avlu, fırın, wc, depo ve mutfak olarak kullanıldığı ve davalı tarafından herhangi bir hakka dayanmadan bir müdahalenin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafından sadece müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi talep edilmiş olup sehven yapılan bir maddi hata sonucu bilirkişi raporunda belirtilen ecrimisil bedeli de kısa kararda belirtilmiş olup gerekçeli kararda bu ibare hükümden çıkartılmıştır...” gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.12.2015 tarihli kadastro teknisyeni Alper Avcı'nın raporunda da belirtilen ve krokide kırmızı renk ile tarayarak gösterdiği 153 m² yüzölçümündeki alana davalı tarafından yapılan müdahalenin engellenmesine ve davalı tarafından eski hale getirilmesine, karar verilmesi üzerine; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde hükmün kapsamının hangi hususları içereceği düzenlenmiş olup, aynı maddenin ( c ) fıkrasında ''Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerini'' içermesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı Yasa'nın 298/2. maddesinde ise ''Gerekçeli karar, tefhim olunan hüküm sonucuna aykırı olamaz.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme ile, duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçe arasında farklılık yaratılamayacağı kuralı kabul edilmiştir. Bilindiği üzere, mahkeme kararları gerekçesi ve hüküm fıkrası ile bir bütün olup, gerekçe ile hüküm sonucu arasında açık bir çelişkinin bulunmaması asıldır. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Somut olayda mahkemece kısa kararda “4.769,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda, davacı tarafından sadece müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi talep edilmiş olup sehven yapılan bir maddi hata sonucu bilirkişi raporunda belirtilen ecrimisil bedeli de kısa kararda belirtilmiş olup gerekçeli kararda bu ibare hükümden çıkartılmıştır..” şeklindeki açıklama ile kısa karardaki “4.769,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” dair hüküm kısmının gerekçeli kararın yazımı sırasında hüküm fıkrasından çıkarılması, az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde HMK’nin 297 ve 298/2. maddelerine aykırı olup bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.