11. Hukuk Dairesi 2010/13690 E. , 2012/5098 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2010 tarih ve 2008/300-2010/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2010/13690 E. , 2012/5098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2010 tarih ve 2008/300-2010/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı emtianın Romanya/İzmir arası deniz yoluyla taşınması sırasında hasar gördüğünü, zararın sigortalıya ödendiğini, talep ve dava hakkının davacıya devir ve temlik edildiğini, hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 28.307 TL'nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın hatalı yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı, poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın ise TTK'nun 1301 ve 1361. maddeleri uyarınca açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Ancak; dava, nakliyat sigortasından kaynaklanan rücuan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece hasarın hatalı yüklemeden ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumun poliçe teminatı kapsamında bulunmadığı, davacının sigortalıya ödemesinin ex gratia niteliğinde olduğu, davanın sigortalıya yapılan ödemeden sonra açılmış rücu davası niteliğinde bulunduğu, tahsilden sonra alacağın temlikinin söz konusu olmayıp ancak ibra belgesi düzenlenmesi gerektiği, davacının ibraz ettiği 03.07.2007 tarihli devir ve temlik ibareli belgenin davacıya yeni bir hak sağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı ile sigortalı arasında düzenlenen 03.07.2007 tarihli devir ve temlik başlıklı belgede, davacı ... şirketi, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır. Başka bir deyişle, dava dışı mal sahibi şirket dava konusu hasar ile ilgili olarak davalıdan talep edebileceği alacağını B.K.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı ... şirketine temlik etmiştir. Bu durumda davacının sigorta ilişkisi dışında alacağın temliki hükümlerine göre talep hakkı bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece, davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilip, iddia ve savunma doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.