2. Hukuk Dairesi 2016/12718 E. , 2018/2684 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle…
**2. Hukuk Dairesi 2016/12718 E. , 2018/2684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, velayet düzenlemesi, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı erkeğe dava dilekçesi usulüne uygun olarak 31.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı erkek vekili aracılığıyla "yasal süreden sonra” sunduğu 23.10.2015 havale tarihli "cevap ve karşı dava" dilekçesi ile asıl davanın reddi, karşı davalarının kabulü ile maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Davacı-karşı davalı kadın ise mahkemeye hitaben sunduğu 15.11.2015 tarihli "cevaba cevap ve karşı davaya cevap" dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerine ek olarak yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece, davalı (karşı davacı) tarafın usulüne uygun tebligata rağmen mazeretsiz olarak katılmadığı ön inceleme duruşmasında süresinde olmayan erkeğin karşı davasının işlemden kaldırılarak tefrikle ayrı esasa kaydına karar verilmiş, yargılamanın ilerleyen aşamasında işlemden kaldırılarak tefrik edilen karşı davanın yenilenmeyerek açılmamış sayılmasına karar verildiği belirtilmiştir. Davalı erkek tarafından işlemden kaldırılarak tefrik edilen karşı davalarına yönelik yapılmış bir temyiz bulunmamaktadır. Hal böyle iken erkeğin karşı davası işlemden kaldırılmış olmakla dosya kapsamında bulunan 23.10.2015 havale tarihli dilekçenin cevap dilekçesi olarak değerlendirileceği kuşkusuzdur. Ne var ki yukarıda da değinildiği üzere davalı erkeğin 23.10.2015 havale tarihli cevap dilekçesi yasal süresinden sonra sunulmuştur. Mahkemece erkeğin süresinde olmayan cevap dilekçesindeki vakıa ve deliller esas alınmak suretiyle kadına kusur yüklenmemesinde bu nedenle herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna karşın, davalı erkeğin cevap dilekçesini süresinde sunmaması üzerine dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması son bulmuş olduğundan, erkeğin süresinde olmayan cevap dilekçesine karşı davacı kadın tarafından sunulan 15.11.2015 tarihli "cevaba cevap dilekçesinin" de hukuken geçerliliği bulunmamaktadır. Davacı kadın tarafından yoksulluk nafakası ile tazminat talepleri yönünden usulünce yapılmış bir ıslah olmadığı gibi karşı tarafça verilen açık bir muvafakat beyanı da yoktur.