Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/6857 E. , 2024/6531 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6857 Karar No : 2024/6531 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunu…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/6857 E. , 2024/6531 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6857 Karar No : 2024/6531 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ... İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının birçok açıdan hukuka ve maddi gerçeklere aykırı olduğu, AİHM'nin "Yüksel Yalçınkaya" kararının emsal olarak dikkate alınması gerektiği, Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, OHAL döneminde alınan tedbirler çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığı ve 19 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verildiğinden hakkında uygulanan kamu görevinden çıkarma işleminin Anayasal dayanağının kalmadığı, Anayasa'nın 121. maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde TBMM tarafından onaylanması gereken OHAL kanun hükmünde kararnamesinin belirtilen şekil şartına riayet edilmemesi nedeniyle yok hükmünde olduğu, dava konusu işlem ile Anayasa'nın 2., 6/3., 9., 11., 13., 15., 37., 38/4., 70., 129., 130., 138., 141., 142. maddelerinin ihlal edildiği, FETÖ/PDY'nin ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararında terör örgütü olarak kabul edildiği, bu tarihten önceki faaliyetlerden sorumlu tutulamayacağı, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak olduğu, isnat edilen eylemlerin kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı, hakkında isnat edilen iddialara dayanarak örgütle irtibatının bulunup bulunmadığına dair tespitin yalnızca ağır ceza mahkemesince yapılabileceği, KHK ile kapatılan kurumlarda SGK kaydının bulunduğu tarihin yaklaşık 10 yıl öncesine ilişkin olduğu, bu kurumlarda çalıştığı dönem itibari ile ilgili örgütün sıradan bir cemaat olarak tanımlandığı, çocuklarının nezih bir ortamda eğitim alabilmesi maksadıyla göndermiş olduğu eğitim kurumunun KHK ile kapatılmasının davanın reddine dayanak olarak alınmasının kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı olduğu, yasal olarak bankacılık işlemleri yapmasına Devletin izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma işlemi yapmış olmasının suçlamaya dayanak olarak alınamayacağı, örgüt liderinin talimatıyla para yatırdığı iddiasının tamamen soyut olduğu, hakkında yürütülen ceza kovuşturmasının varlığından dolayı suçlu kabul edilmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğu, ayrımcılık yasağının ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın alınan savunmalarında ByLock tespit edilen ... numaralı GSM hattının kendisine ait olduğunu ve bu hattın kendisi tarafından kullanıldığını kabul ettiği, sanığın söz konusu GSM hatlarını kullanması için başkasına verdiğine yönelik bir beyanının da bulunmadığı, ... numaralı GSM hattına ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde adının sanığın ismi ile uyumlu olacak şekilde "..." şeklinde oluşturulduğunun, söz konusu ID'yi ekleyenlerin “... , ..., ..., ..." biçiminde isim verdiklerinin anlaşılması karşısında; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi gizli haberleşme programı olan ByLock programını eşi H.G. adına kayıtlı olan ... numaralı GSM hattı üzerinden kullandığı, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen yazı ve eklerinin incelenmesinde, sanığın 03.03.2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY gizli haberleşme aracı olan ByLock uygulamasını kullandığı, söz konusu hesabın kullanıcı adının "...", ID numarasının "...", şifresinin "...", adının ise "..." olduğu, sanık hakkında tespit edilen bilgilerin ByLock tespit değerlendirme tutanağında belirtilen bilgiler ile uyumlu olduğu..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.