Başvuru, aylıktan kesme cezasına ilişkin iptal davasında hakkındaki ceza yargılamasında verilen beraat kararının dikkate alınmaması ve suç işlediği izlenimi oluşturacak şekilde karar verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aylıktan kesme cezasına ilişkin iptal davasında hakkındaki ceza yargılamasında verilen beraat kararının dikkate alınmaması ve suç işlediği izlenimi oluşturacak şekilde karar verilmesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, İzmir İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmaktayken hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde aylığının 1/4 oranında kesilmesi cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucu, bu işlemin iptali talebiyle dava açmıştır. İzmir İdare Mahkemesi (Mahkeme) 12/2/2020 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:"...davacı hakkında disiplin soruşturmasına konu iddia ile ilgili olarak cezai kovuşturma başlatıldığı ve İzmir Ağır Ceza Mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davacının beraatine karar verilmiş ise de davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, davacının R.B.isimli şahsa cinsel istismarda bulunmuş olması nedeniyle cezalandırılma yoluna gidilmemiş, aksine yaşanan olayda davacının tutumu ve mesleki tecrübesi de dikkate alınarak duruma müdahale etme noktasında hatalı davranarak cinsel istismar ile yargılanması yolunu açan sürecin başlamasına neden olduğu ve disiplin cezası ile cezalandırılması yoluna gidilmesinde bu hususların dikkate alındığı görülmüş olup, dava konusu disiplin cezasına yönelik olarak davacının hakkında yürütülen yargılama sonucunda beraat etmiş olmasının yargılama konusu fiil ile disiplin cezasına konu isnadın farklı olması nedeniyle disiplin cezasına bir etkisi olmayacağı sonucuna varılmıştır.Bu durumda davacının 23 yıllık mesleki tecrübesi ve yürüttüğü kamu görevinin niteliği dikkate alındığında, küçük yaştaki bir çocukla ilgilenen bir polis memurunun görevini yürütürken daha dikkatli olması gerektiği, çocuğun uygun olmayan davranışlarının bertarafı noktasına gereken inisiyatifi alarak mesleki tecrübesine uygun olarak hareket etmesi gerekirken, disiplin soruşturması kapsamında ifadesine başvurulanların da belirttiği üzere bu hususta davacının gerekeni yapmadığı ve hakkında cezai yargılama açılmasına giden yolun açıldığı, dikkate alındığında davacıya isnat edilen 'Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.' eyleminin sübuta ermiş olması nedeniyle 'Brüt Aylığından 1/4 Oranında Kesilmesi' cezası ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Başvurucunun mahkeme kararına karşı yaptığı istinaf başvurusu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 1/10/2020 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 26/10/2020 tarihinde öğrenmiş ve 25/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan ceza davası açılmıştır. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) 21/3/2019 tarihli ve E.2018/95, K.2019/94 sayılı kararla başvurucunun mahkûmiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediği ve atılı suçun başvurucu tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle başvurucunun beraatine karar vermiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 8/6/2021 tarihli ve E.2019/1654, K.2021/1026 sayılı kararıyla Ağır Ceza Mahkemesi kararını kaldırarak mağdur R.B.ye sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği gerekçesiyle başvurucunun neticeten 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Kararın başvurucu tarafından temyiz edildiği ve kesinleşmediği anlaşılmıştır.