Başvuru, taşınmaz mülkiyetinin Hazine adına tesciline bağlı olarak ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; taşınmaz mülkiyetinin Hazine adına tesciline bağlı olarak ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Ünal Işıklı ve diğer başvurucuların murisi H. İzmir'in Buca ilçesi Belenbaşı köyü, 3 pafta, 62 parsel numaralı taşınmazı 3/6/1996 tarihinde H.Ç.den satın almışlar ve tapu, adlarına tescil edilmiştir. Orman Genel Müdürlüğü, belirtilen taşınmazın orman vasfında olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek 19/11/2000 tarihinde tapu iptali ve tescili davası açmıştır. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi 29/12/2006 tarihinde tapunun iptaline ve taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar vermiştir. Karar temyiz edilmeyerek 13/3/2007 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu İbrahim Işıklı hariç olmak üzere diğer başvurucular 2/11/2007 tarihinde tapu sicilinin doğru tutulmamasından kaynaklı olarak Hazineye tazminat davası açmıştır. İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi 30/3/2009 tarihinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı vermiştir. Kararda, davaya bakmakla görevli yargı kolunun idari yargı olduğu belirtilmiştir. Anılan karar temyiz edilmeyerek 12/5/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Bunun üzerine başvurucuların tamamı aynı davayı 5/6/2009 tarihinde İzmir İdare Mahkemesinde (Mahkeme) açmıştır. Mahkeme 25/11/2009 tarihinde davayı süre aşımı yönünden reddetmiştir. Kararda, Hazine adına tescilin yapıldığı 13/3/2007 tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan tam yargı davası açılması gerektiği ya da uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacıyla idareye başvuru yapılarak verilen cevaba göre kalan dava açma süresi içinde dava açılması gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen süreler geçtikten çok sonra 5/6/2009 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Başvurucular kararı 23/2/2010 tarihinde temyiz etmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi 8/6/2010 tarihinde temyiz talebini reddederek mahkeme kararını onamıştır. Başvurucuların 2/9/2010 tarihli karar düzeltme talebi aynı Dairenin 28/2/2011 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Başvurucular 17/6/2011 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurmuştur. Başvurularında, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ve tapu kayıtlarının herhangi bir tazminat ödenmeksizin iptal edilmesi nedeniyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. AİHM 5/10/2017 tarihinde başvuruyu kabul edilemez bulmuştur. Kararda başvurucuların anılan şikâyetler kapsamında 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun ile kurulmuş olan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna (Komisyon) başvurmaları gerektiği belirtilmiştir. Başvurucular bu karar üzerine 6/11/2017 tarihinde Komisyona başvurmuş, başvurularında taşınmazlarının 2017 yılı rayiç değerinin emlak bilirkişi ve uzmanlarınca tespitini talep etmiştir. Bunun mümkün olmaması durumunda Buca Belediyesi tarafından 2017 yılı için metrekare değeri rayiç bedel kabul edilerek kendilerine 355 TL ödenmesini talep etmiştir. Bu taleplerinin de kabul edilmemesi durumunda tapusu iptal edilen taşınmazlarının 13/3/2007 tarihindeki değeri olan 200 TL'nin 13/3/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte ödenmesini istemiştir. Komisyon, başvurucuların uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğine ilişkin iddialarını yargılamanın sona ermesinden itibaren altı ay içinde AİHM'e başvurulmadığından açıkça dayanaktan yoksun olması gerekçesiyle 20/7/2018 tarihinde reddetmiştir. Öte yandan mülkiyet hakkı yönünden ise başvurucuların iç hukuk yollarını tüketmesi nedeniyle taşınmazlarının Hazine adına tescil edilmesine bağlı olarak uğramış oldukları zararın tazmin edilebilmesi için yapabilecekleri bir şey kalmadığını belirterek zararlarının tazmini yoluna gitmiştir. Uğramış oldukları zararı tespit ederken de yaptırmış olduğu bilirkişi incelemesi neticesinde 000 TL ödenmesine karar vermiştir. Söz konusu miktarı tespit ederken orman vasıflı taşınmazın 2018 yılı birim bedelinin metrekare başına 7 TL, ağaç bedelinin ise ağaç başına 15 TL, birim değerinin ise metre başına 3,6 TL olarak kabul etmiştir. Komisyon kararı başvuruculara 28/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular karara 10/8/2018 tarihinde itiraz etmişlerdir. Dilekçelerinde 2018 yılında Buca Belediyesi tarafından ilan edilen emlak vergisi rayiç bedelinin dikkate alınmadığını, bununla birlikte rayiç emsal değeri araştırmasının yapılmadığını, belirlenen tazminat miktarının piyasa rayiç değerine aykırı olduğunu ve bilimsel veriye dayanmadığını ifade etmişlerdir. Tazminat miktarının tespitine dair gerekçenin açıklanmamasından yakınmış, öte yandan tazminat miktarına yasal faiz ile birlikte hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 4/10/2018 tarihinde itirazı reddetmiştir. Kararda, Komisyon tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda ödenmesi gereken tutarın usule uygun olarak tespit edildiği belirtilerek mülkiyet hakkı yönünden adil dengenin gözetildiği ifade edilmiştir. Öte yandan kararda, yargılamanın 13/3/2007 tarihinde son bulduğu tarihten itibaren başvurucular altı ay içinde AİHM'e başvurmadıklarından makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddedilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olmadığı belirtilmiştir. Nihai karar başvuruculara 13/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 26/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.