19. Ceza Dairesi 2016/583 E. , 2016/17922 K. "" 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı ... hakkında tespit tutanağı tanzim edilmesine dair ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekiplerince düzenlenen 04/07/2015 tarihli tespit tutanağını müteakip anılan tutanakla ilgili karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2015 tarihli ve 2015/801 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın redd…
**19. Ceza Dairesi 2016/583 E. , 2016/17922 K.** **"İçtihat Metni"** 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı ... hakkında tespit tutanağı tanzim edilmesine dair ... Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekiplerince düzenlenen 04/07/2015 tarihli tespit tutanağını müteakip anılan tutanakla ilgili karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin 29/09/2015 tarihli ve 2015/801 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2015 tarihli ve 2015/798 değişik iş sayılı kararı aleyhine ... Bakanlığının 17/12/2015 gün ve 83893 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2016 gün ve KYB. 2015-421340 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22/03/2011 tarihli ve 2008/8692 esas, 2011/2918 sayılı ilamında da değinildiği üzere, idari para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında kişisel suç olduğunun anlaşılması halinde, anılan Kanun’un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, kabahatlinin Cumhuriyet savcısı olduğunun anlaşılması sebebiyle, tutanağın Cumhuriyet Başsavcısı tarafından soruşturma yapılmaksızın doğrudan yetkili Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, tespit tutanağı hakkında karar verilmesi gerektiğinden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;